Adım Kullanılarak Sosyal Medyada Sahte Hesap Açılırsa Ne Yapmalıyım?
- 1 gün önce
- 3 dakikada okunur

Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, kişiler adına rızaları dışında sahte hesap açılması ve bu hesaplar üzerinden paylaşımlar yapılması giderek artan bir hukuki sorun haline gelmiştir. Özellikle kimlik bilgileri, fotoğraflar veya iletişim bilgilerinin izinsiz kullanılması; hem kişilik haklarının ihlaline hem de ceza hukuku açısından suç teşkil eden sonuçlara yol açabilmektedir. Sosyal medya sahte hesap vakalarında mağdurların hangi hukuki yollara başvurabileceği ise Yargıtay kararlarıyla önemli ölçüde netleşmiştir.
Sahte Hesap Açılması Kişilik Haklarının İhlali Sayılır mı?
Yargıtay kararlarına göre, bir kişi adına rızası dışında sahte sosyal medya hesabı açılması Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi ile Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi (Türk Borçlar Kanunu m. 58) kapsamında açık bir kişilik hakkı ihlali olarak kabul edilmektedir. Özellikle mağdur adına paylaşımlar yapılması, yazışmalar gerçekleştirilmesi veya cinsel içerikli içeriklerin paylaşılması ağır bir saldırı niteliği taşımaktadır.
Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, davacı adına sahte hesap açılarak cinsel içerikli paylaşımlar yapılmasını kişilik haklarına ağır saldırı olarak değerlendirmiş ve bu durumun aile bütünlüğünü etkilemesi sebebiyle mağdurun yanı sıra aile fertleri lehine de manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir (2013/4553 E.). Aynı şekilde sahte hesap üzerinden mağdur gibi davranılarak yapılan mesajlaşmalar da manevi tazminat sorumluluğu doğurmaktadır (4. HD, 2015/2991 E.).
Sahte Sosyal Medya Hesabı Açmak Suç mudur?
Yargıtay içtihatlarında, başkası adına sahte hesap açılması yalnızca özel hukuk bakımından değil ceza hukuku bakımından da değerlendirilmektedir. Kişiye ait fotoğraf, isim, soyisim veya telefon numarası gibi bilgilerin izinsiz paylaşılması Türk Ceza Kanunu’nun 136/1. maddesinde düzenlenen “Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme” suçu kapsamında kabul edilmektedir (12. CD, 2017/7494 E., 2019/100 E., 2018/7939 E.).
Ad, soyad veya fotoğraf gibi bilgiler herkes tarafından biliniyor olsa bile kişisel veri niteliğini korumaktadır (12. CD, 2015/4006 E.).
Paylaşılan içeriklerin niteliğine göre ayrıca farklı suçlar da gündeme gelebilmektedir. Mağdurun özel yaşamına ilişkin görüntülerin paylaşılması durumunda “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal” suçu oluşabilmektedir (9. CD, 2023/20 E.; 12. CD, 2019/894 E.). Sahte hesap üzerinden hakaret, tehdit veya rahatsız edici mesajlar gönderilmesi halinde ise hakaret (TCK m.125), tehdit (TCK m.106), cinsel taciz (TCK m.105) veya kişilerin huzur ve sükununu bozma (TCK m.123) suçları söz konusu olabilmektedir (12. CD, 2014/23302 E., 2015/1774 E.).
Sahte Hesap Davalarında İspat Nasıl Yapılır?
Sosyal medya sahte hesap olaylarında failin tespiti çoğu zaman teknik incelemelere bağlıdır. Yargıtay kararlarında özellikle dijital delillerin önemine vurgu yapılmaktadır.
Şüphelinin kullandığı telefon, bilgisayar ve diğer dijital materyaller üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği kabul edilmektedir (12. CD, 2019/10397 E., 2018/2439 E.). Ayrıca sosyal medya platformlarından veya internet servis sağlayıcılarından IP adresi ve trafik bilgileri talep edilmektedir.
Ancak ABD merkezli sosyal medya platformlarının adli yardımlaşma taleplerine her zaman olumlu yanıt vermemesi veya trafik bilgilerinin yaklaşık 90 gün gibi kısa sürelerle saklanması failin tespitini zorlaştırabilmektedir (12. CD, 2013/21587 E., 2012/32329 E.).
Bunun yanında Siber Suçlarla Mücadele birimlerince yapılan açık kaynak araştırmaları ve alınan ekran görüntüleri de delil olarak değerlendirilmektedir (12. CD, 2022/2949 E.).
Sahte Hesap İçin Erişim Engelleme ve İçeriğin Kaldırılması Mümkün mü?
Kişilik hakları ihlal edilen kişiler, 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi kapsamında Sulh Ceza Hakimliğine başvurarak içeriğin kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilmektedir.
Yargıtay, bu tür başvurularda hakimliklerin standart veya matbu gerekçelerle karar vermemesi gerektiğini; içeriğin bilirkişi incelemesi ile değerlendirilerek kişilik haklarını ihlal edip etmediğinin somut olarak incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır (7. CD, 2021/20730 E., 2022/9910 E.).
Ayrıca sahte hesap açılmasına yol açan ihmallerin bulunması halinde bankalar veya GSM operatörleri gibi kurumların da sorumluluğu gündeme gelebilmektedir. Kimlik kontrolü yapılmadan hat veya hesap açılması durumunda ilgili kurumların manevi tazminat sorumluluğu doğabileceği kabul edilmektedir (11. HD, 2019/1917 E.; 4. HD, 2023/5184 E.).
Uygulamada Karşılaşılan İspat Sorunları ve Kurumsal Sorumluluk
Yargıtay kararlarında özellikle uluslararası veri paylaşımı sorunları nedeniyle failin her zaman kesin şekilde tespit edilemediği durumlara dikkat çekilmektedir. ABD makamlarının içerik sağlayıcılarını veri paylaşmaya zorlamaması sebebiyle varsayıma dayalı değerlendirmelerle tazminata hükmedilemeyeceği belirtilmiştir (4. HD, 2020/2824 E.).
Buna karşılık kayıp kimlik kullanılarak çok sayıda GSM hattı açılması veya banka hesabı oluşturulması gibi durumlarda, bayilerini yeterince denetlemeyen şirketlerin sorumluluğu kabul edilmiştir (3. HD, 2017/11398 E.; Ceza Genel Kurulu, 2020/449 E.).
Sosyal medya trafik bilgilerinin kısa süre saklanması nedeniyle mağdurların hızlı hareket etmesi gerektiği de özellikle vurgulanmaktadır (12. CD, 2013/13016 E.).
Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, bir kişi adına sosyal medyada sahte hesap açılması hem kişilik haklarının ihlali hem de birçok farklı suç tipini oluşturabilecek ciddi bir hukuka aykırılık olarak kabul edilmektedir. Mağdurlar; erişim engelleme talebi, ceza şikayeti ve manevi tazminat davası gibi farklı hukuki yollara başvurabilmektedir. Özellikle dijital delillerin hızlı şekilde toplanması ve teknik incelemelerin gecikmeden yapılması, sosyal medya sahte hesap vakalarında hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşımaktadır.


