top of page


Yargıtay Kararları Çerçevesinde Yapay Zeka ile Uygunsuz Fotoğraf Oluşturulması ve Hukuki Sonuçları
Yapay zeka teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, bireylerin rızası olmaksızın Yapay Zeka ile Uygunsuz Fotoğrafların içeriklerin üretilmesi ve yayılması yeni bir hukuki sorun alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Her ne kadar Yargıtay kararlarında doğrudan “yapay zeka” veya “deepfake” kavramları sistematik biçimde yer almasa da, rızasız görsel kullanımı, özel hayatın gizliliği ve kişilik haklarının korunmasına ilişkin yerleşik içtihatlar bu tür ihlalleri kapsayacak niteliktedi


Borcun İfasına Rağmen İcra Takibinin Devamı ve Hukuki Sonuçları
Borcun İfası Kavramı ve İcra Takibine Etkisi Borcun ifası, borçlunun edimini alacaklıya gereği gibi yerine getirmesiyle borç ilişkisinin sona ermesidir. Borç ifa edildiğinde alacak hukuken ortadan kalkar ve alacaklının bu borca dayanarak icra takibi başlatması veya mevcut takibi sürdürmesi mümkün değildir. Buna rağmen icra takibinin devam ettirilmesi, hem icra hukuku hem de borçlar hukuku bakımından ciddi sonuçlar doğurur. Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, borcun icra dai


İcra Takibinde Zamanaşımı Nedir?
İcra takibinde zamanaşımı, borcun kendiliğinden sona ermesi sonucunu doğuran bir kurum değildir. Zamanaşımı süresinin dolmasıyla birlikte borç hukuki varlığını korur; ancak alacaklının bu borcu devlet gücüyle, yani dava veya icra yoluyla talep edebilme yetkisi ortadan kalkar. Bu nedenle zamanaşımına uğramış borç, öğretide ve yargı kararlarında “eksik borç” olarak nitelendirilmektedir. Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında açıkça vurgulandığı üzere, zamanaşımı borcu orta


İcra Takibinde Faiz Türleri ve Hukuki Uygulama Esasları
İcra takibinde faiz türleri, alacağın niteliği ve takip dayanağına göre değişiklik gösteren, uygulamada en sık uyuşmazlığa konu olan alanlardan biridir. Özellikle ilamlı icra takiplerinde faiz hesabının hangi tür üzerinden ve hangi oranla yapılacağı hususu, hem icra dairelerinin hem de icra mahkemelerinin sıkı denetimine tabidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında açıkça vurgulandığı üzere, icra takibinde faiz uygulaması keyfi yorumlara açık değildir ve takip dayanağı ilamın


İİK m. 97 Kapsamında Üçüncü Kişinin İstihkak İddiası
İcra takibi sürecinde haciz işleminin borçlunun elinde veya fiili hâkimiyeti altında bulunan mallar üzerinde yapılması hâlinde, hukuki değerlendirme İcra ve İflas Kanunu’nun 97. maddesi çerçevesinde yürütülür. Bu hüküm, haczin borçlunun yerleşim adresinde, işyerinde ya da fiilen kullanımında bulunan alanlarda uygulanması durumunda hangi karine ve ispat rejiminin geçerli olacağını belirleyen temel düzenleme niteliğindedir. Böyle bir durumda kanundan doğan mülkiyet karinesi bor


İİK m. 99 Kapsamında Üçüncü Kişinin İstihkak İddiası ve Hacze İtiraz
İcra takibinde haciz yapılırken her zaman borçlunun adresine gidilmez; bazen fiilen üçüncü kişinin kullanımında olan bir işyeri, depo, marina, ofis gibi yerlerde de haciz uygulanmaya çalışılır. Bu durumda gündeme gelen temel mekanizma 3. kişinin istihkak iddiası dır. 3. kişinin istihkak iddiası , haczedilen mal veya paranın borçluya değil, kendisine ait olduğunu ileri süren üçüncü kişinin, haciz işlemine karşı mülkiyet hakkını korumak için başvurduğu hukuki yoldur. Özellikle


Haksız Haciz, Üçüncü Kişiye Ait Malvarlığı ve Tüzel Kişinin Ticari İtibarına Verilen Zarar
İcra takipleri sırasında, borçlu olmayan üçüncü kişilerin adreslerinde veya üçüncü kişilere ait malvarlığı üzerinde haksız haciz uygulanması, uygulamada önemli sonuçlara yol açmaktadır. Bu tür durumlarda, üçüncü kişi lehine istihkak iddiası , alacaklı bakımından ise sorumluluk riski doğabilmektedir. Haciz işlemleri, yalnızca borçluya ait malvarlığı üzerinde uygulanabilir. Borçlu ile hiçbir hukuki veya ticari bağlantısı bulunmayan üçüncü kişiye ait işyeri veya işletmede haciz


Haciz Sırasında Kilitli Yerlerin Açılması
İcra takibinde, haciz sırasında kilitli yerlerin açılması en sık karşılaşılan durumlardan biri, borçlunun evinin, işyerinin veya deposunun kilitli olmasıdır . Uygulamada borçlular çoğu zaman kapıyı kilitlemenin haczi engelleyeceğini düşünmektedir. Ancak bu düşünce hukuken doğru değildir . İcra hukukunun temel amacı, alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamaktır. Bu nedenle haciz işlemleri, yalnızca borçlunun kapıyı açık bırakmasına bağlı değildir. İcra Memuru Kilitli Yeri Açt


Meşru Müdafaada Hata Hali Nedir?
Ceza hukukunda meşru müdafaa , hukuka aykırı bir saldırıyı defetmek amacıyla gerçekleştirilen fiillerin belirli şartlar altında cezalandırılmamasını ifade eder. Ancak uygulamada, failin olayın gerçekliğini yanlış algılaması veya hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı konusunda yanılgıya düşmesi mümkündür. Bu durumda meşru müdafaada hata hali gündeme gelir. Meşru müdafaada hata, özellikle failin saldırının varlığı, niteliği ya da savunmanın sınırları konusunda yanılması halinde


Ceza Hukukunda Meşru Müdafaa Nedir? Şartları ve Hukuki Niteliği
Ceza hukukunda bireyin kendisini veya bir başkasını korumak amacıyla gerçekleştirdiği fiillerin hangi koşullarda cezalandırılmayacağı, en temel tartışma alanlarından biridir. Bu bağlamda meşru müdafaa (meşru savunma) kurumu, haksız bir saldırı karşısında kişinin kendisini savunma hakkının ceza hukuku bakımından sınırlarını belirler. Türk Ceza Kanunu’nda açıkça düzenlenen bu kurum, belirli şartların varlığı hâlinde işlenen fiilin suç sayılmamasını sağlar. Bu yazıda, ceza huku


Yetki Sözleşmesi / Sözleşmede Yetkili Mahkeme Belirlemenin Geçerliliği
Sözleşmelerde “yetkili mahkeme” kaydına yer verilmesi, uygulamada son derece yaygın olmakla birlikte, bu kaydın her durumda geçerli olduğu yönünde yaygın bir yanılgı bulunmaktadır. Oysa yetki sözleşmelerinin geçerliliği; tarafların sıfatına, sözleşmenin yapıldığı döneme, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan usul kanununa ve yetki şartının içeriğine göre önemli ölçüde değişmektedir. Bu yazıda, sözleşmede yetkili mahkeme belirlemenin hukuki niteliği, HUMK ve HMK dönemleri a


E-Tebligatta Süreler, Yükümlülükler ve Hak Kaybı Riski
Elektronik tebligat (e-tebligat), yargı ve idari işlemlerde klasik tebligat usulünün yerini büyük ölçüde almış; hız ve güvenlik sağlama amacıyla zorunlu hale getirilmiş bir bildirim sistemidir. Ancak uygulamada, e-tebligatın hukuki sonuçları konusunda ciddi yanılgılar yaşanmakta; özellikle “tebligatı görmedim”, “mail gelmedi” veya “UETS’ye girmedim” gibi gerekçelere dayanılarak sürelerin işlemeyeceği düşünülmektedir. Oysa e-tebligat, muhatabın fiilen görüp görmemesinden bağı


Zorunlu Arabuluculuk Halleri Nelerdir?
Türk hukukunda arabuluculuk esasen taraf iradesine dayanan bir çözüm yöntemi olsa da, bazı dava türlerinde arabulucuya başvuru artık zorunlu dava şartıdır . Bu zorunluluk, yargının iş yükünü azaltmak, uyuşmazlıkların daha hızlı ve daha düşük maliyetle çözülmesini sağlamak amacıyla kademeli olarak genişletilmiştir. Aşağıda, zorunlu arabuluculuk halleri ve Yargıtay’ın konuya ilişkin yaklaşımı yer almaktadır. 1. Zorunlu Arabuluculuk Halleri Nelerdir? Türkiye’de dava şartı arabu


Yabancı Bayraklı Gemi ve Teknelerin Türkiye’de Cebri İcra Yoluyla Satışı
Türkiye’de bulunan yabancı bayraklı gemi ve teknelerin cebri icra yoluyla satışı, hem İcra ve İflas Kanunu (İİK) hem de Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine tabi, özel usulleri olan bir süreçtir. Satış işlemleri sırasında geminin fiziki olarak Türkiye’de bulunması, uygulanacak hukuku belirleyen temel kriterdir. Bu kapsamda, satışın tüm aşamaları lex rei sitae ilkesi gereği Türk hukukuna göre yürütülür. TTK’nın 1350. maddesi bu konuda açıktır:"Bir geminin ihtiyaten veya ic


İtirazın İptali Davası Belirsiz Alacak Olarak Açılabilir mi?
İtirazın iptali belirsiz alacak ilişkisi, uygulamada en çok tartışılan konulardan biri. Çünkü itirazın iptali davası, icra takibine konu edilen belirli bir alacağın tahsili için açılıyor; fakat bazı hallerde alacak miktarı davanın açıldığı tarihte tam olarak hesaplanabilir nitelikte olmayabiliyor. Bu noktada belirsiz alacak davasının şartları ile itirazın iptali davasının yapısı birbiriyle kesişiyor ve ortaya önemli bir hukuki tartışma çıkıyor. Aşağıdaki çalışma, Yargıtay’ın


Çek İbraz Süresi Nedir? Süresinde İbraz Edilmeyen Çekin Hukuki Sonuçları
Çek ibraz süresi , Türk Ticaret Kanunu’na göre çekin muhatap bankaya sunulması gereken zorunlu süreyi ifade eder. Bu süre geçirilirse, çek artık kambiyo hukukunun sağladığı özel koruma ve hızlı tahsil imkânlarını kaybeder. Hem alacaklı (hamil) hem keşideci hem de banka açısından hukuki sonuçlar tamamen değişir. Bu yazıda, çek ibraz süresi kaçırıldığında ortaya çıkan sonuçlar; Yargıtay kararları, doktrin ve uygulama ışığında detaylı şekilde incelenmektedir. 1. Çek İbraz Süres


Vekaletnamede Özel Yetki Gereken Haller
Avukatla çalışırken en çok gözden kaçan ama en kritik noktalardan biri, vekaletnamede yer alan özel yetki hükümleridir. Genel vekaletname çoğu dava ve takip işlemi için yeterli görünse de; müvekkilin malvarlığını ciddi şekilde etkileyen, onu borç altına sokan veya kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları ilgilendiren işlemler söz konusu olduğunda, kanun ve Yargıtay açıkça “özel yetki” aramaktadır. Bu yazıda, hem kanun hükümleri hem de Yargıtay içtihatları ışığında, vekaletnamede m


Konut ve Çatılı İşyeri Kiraları: Kiracı Hakları Nelerdir?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) ile özel olarak korunan taraftır. Kiracının hakları nelerdir sorusunun yanıtı; tahliyeye karşı korunmadan, kira bedelinin belirlenmesine, kullanım amacına uygun yararlanmadan, yargılama sürecindeki güvencelere kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar. Aşağıda, Yargıtay kararları ve doktrindeki görüşler ışığında kiracının temel hakları ve kiraya verenin kanuni sınırlamaları ele al


Yargıtay İlamları Işığında Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlar
Mahkeme ilamlarının icra edilebilmesi için kesinleşme gerekip gerekmediği, uygulamada sıklıkla tereddüt yaratan konulardan biridir. Türk hukukunda temel kural, mahkeme kararlarının icrası için kesinleşme şartının aranmamasıdır. Ancak kanun kimi kararların doğurduğu ağır sonuçlar ve geri dönülmesi güç etkiler nedeniyle bazı ilamların kesinleşmeden icraya konulmasını yasaklamıştır. Bu içerikte; hangi kararların kesinleşmeden icra edilemeyeceği , kararların fer’ilerinin (yargıla


Kentsel Dönüşüm ve Devlet Katkısı
Kentsel dönüşüm, yalnızca riskli yapıların yıkılıp yeniden inşa edilmesini değil; aynı zamanda şehirlerin sosyal, ekonomik ve fiziksel ihtiyaçlarının yeniden düzenlenmesini hedefleyen kapsamlı bir dönüşüm sürecidir. Bu süreç, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde yürütülmektedir. Yargıtay kararları incelendiğinde, kentsel dönüşüm projelerinde uzlaşma esasının , kamulaştırma sü
bottom of page