top of page

Alacak Davası Nedir? Türleri, Şartları ve Yargıtay Uygulamaları

  • 1 gün önce
  • 2 dakikada okunur
Alacak davası türlerini, HMK 107 belirsiz alacak ve kısmi dava ayrımını gösteren hukuki süreç akış şeması.

Hukuk sistemimizde borç-alacak ilişkileri, taraflar arasında her zaman rızai yollarla çözülemeyebilir. Borcun ödenmemesi veya miktarı konusunda uyuşmazlık çıkması durumunda başvurulan en temel hukuki yol alacak davasıdır. Akpınar Hukuk ve Danışmanlık olarak, Yargıtay kararları ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ışığında alacak davalarının tüm detaylarını bu rehberde bir araya getirdik.

1. Alacak Davasının Tanımı ve Niteliği

Alacak davası; bir alacaklının mevcut ve muaccel (ödeme zamanı gelmiş) bir alacağını borçludan tahsil edebilmek amacıyla açtığı dava çeşididir. Hukuki literatürde bu dava, bir hakkın yerine getirilmesinin talep edildiği bir eda davası niteliğindedir. Alacak davası; gerçek kişilerin yanı sıra tüzel kişilerin (şirketler, vakıflar vb.) de başvurabileceği temel bir hak arama yoludur.

2. Davanın Tarafları: Husumet Ehliyeti

Bir davanın usulden reddedilmemesi için "husumet" yani taraf sıfatının doğru belirlenmesi hayati önem taşır:

  • Davacı Sıfatı (Aktif Husumet): Dava konusu alacağın gerçek sahibi olan alacaklıya aittir.

  • Davalı Sıfatı (Pasif Husumet): Borcun gerçek muhatabı olan borçluya aittir. Yargıtay kararlarında, alacağın gerçek borçlusuna karşı açılmayan davaların "sıfat yokluğu" nedeniyle reddedildiği sıklıkla görülmektedir.

3. Alacak Davası Türleri: Hangisini Açmalısınız?

Alacağın miktarının belirlenebilir olup olmamasına göre kanun koyucu ve yargı içtihatları üç farklı yol öngörmüştür:


A. Tam Eda Davası

Alacağın miktarının davanın başında net olarak bilindiği durumlarda açılır. Alacağın tamamı mahkeme önüne getirilir ve dava edilmeyen bir kısım bırakılmaz.


B. Kısmi Dava

Alacaklının, alacağının tamamı için dava açmak yerine sadece belirli bir kısmını talep ettiği dava türüdür. Genellikle alacak miktarının tartışmalı olduğu durumlarda "fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak" açılır. Ancak zamanaşımı sadece dava edilen kısım için kesilir; bu da stratejik bir risk taşır.


C. Belirsiz Alacak Davası (HMK m. 107)

Dava açıldığı tarihte alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin davacıdan beklenemediği hallerde (örneğin bilirkişi raporu gerektiren tazminat hesaplamaları) açılır. Bu davanın en büyük avantajı, davanın açılmasıyla birlikte alacağın tamamı için zamanaşımının kesilmesidir.

4. HMK m. 107 Uyarınca Belirsiz Alacak Davası ve Hukuki Yarar

Davanın açıldığı tarihte alacak miktarının kesin olarak belirlenmesinin davacıdan beklenemediği hallerde Belirsiz Alacak Davası (HMK m. 107) açılır.

  • Alacaklı asgari bir miktar belirterek davayı açar ve yargılama sırasında miktar tam olarak belirlendiğinde talebini artırabilir.

  • Destekten yoksun kalma tazminatı gibi hesaplama gerektiren durumlarda bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğu ve birden fazla kez talep artırımı (ıslah) imkânı doğabileceği kabul edilmektedir.

5. Eser, Satım ve İş Sözleşmelerinden Kaynaklanan Alacak Talepleri

Alacak davaları çok çeşitli hukuki temellere dayanabilmektedir:

  • Eser Sözleşmeleri: Taşeronluk, inşaat yapım işleri, eksik veya ayıplı imalatlar.

  • Satım Sözleşmeleri: Satın alınan araç veya makine gibi ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle bedel iadesi.

  • İş Hukuku: Ücret, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları. Bekçilik görevi yapan bir işçinin ödenmeyen ücret talepleri genellikle "kısmi alacak davası" olarak nitelendirilmekte; burada tanık beyanları ve SGK kayıtları ispat yönünden önem taşımaktadır.

  • Banka ve Sigorta: Kredi sözleşmeleri, vefat tazminatları veya ipotek limitini aşan fazla ödemelerin iadesi (istirdat) talepleri.

6. Zamanaşımı Süreleri ve Alacak Kalemlerine Uygulanan Faiz Esasları

Alacak davalarında zamanaşımı, tabi olunan hukuki ilişkiye göre değişir:

  • Kısmi davada zamanaşımı sadece dava edilen kısım için kesilirken; belirsiz alacak davasında davanın açılmasıyla alacağın tamamı için kesilir.

  • Faiz ise alacağın türüne göre (yasal, ticari veya avans faizi); temerrüt, ödeme veya dava/ıslah tarihinden itibaren yürütülür.


bottom of page