Düğün Takıları Kimin? Yargıtay'ın Güncel İçtihatları ve 2026 Yılı Kriterleri
- 3 gün önce
- 2 dakikada okunur

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin en güncel kararları (2024/5797 E., 2024/10388 K.; 2025/469 E., 2025/2669 K.; 2024/10540 E., 2025/2844 K.), düğün takılarının aidiyeti konusundaki geleneksel yaklaşımı esneterek yeni ilkesel kriterler benimsemiştir. Artık paylaşım, takıların kime takıldığından ziyade "cinsiyete özgü olup olmadığına" göre şekillenmektedir.
1. Yargıtay’ın Yeni İlkesel Görüşü: Paylaşım Hiyerarşisi
Yargıtay, toplumun değişen ekonomik dinamikleri doğrultusunda mülkiyetin belirlenmesinde şu hiyerarşinin izlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır:
Anlaşma Serbestisi: Eşler arasında takıların kime ait olacağına dair özel bir sözleşme veya anlaşma varsa, öncelikle bu hükümler esas alınır.
Yerel Örf ve Adet: Bir anlaşma yoksa, o bölgedeki yerel örf ve adetin varlığı ispatlandığı takdirde paylaşım buna göre yapılır.
Yeni Genel Kural (Recipient-Based): Anlaşma veya örf-adet ispatlanamazsa; erkeğe veya kadına takılan, ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak takılan kişiye aittir.
2. Cinsiyete Özgü Olma Kriteri ve Cinsiyete Özgülenemeyen Takılar
Yeni içtihatlardaki en kritik ayrım, takının hangi cinsiyetin kullanımına uygun olduğudur:
Özgü Olma Durumu: Takılar içinde karşı cinse özgü (örneğin sadece kadının takabileceği bir kolye veya sadece erkeğin takabileceği bir kol saati) bir eşya varsa, kime takıldığına bakılmaksızın o cinse verilmiş sayılır.
Unisex Takılar: Bilirkişi incelemesi sonucunda takının her iki cinsiyet tarafından da kullanılabileceği (unisex) belirlenmişse, bu takı kime takılmışsa ona ait kabul edilir.
Takı Sandığı ve Torbası: Sandığa veya torbaya konulan eşyalarda; eşya bir cinse özgü ise o tarafa, her iki cinse de özgü ise ortak mal olarak kaydedilir.
3. İspat Yükü: Kim, Neyi Kanıtlamak Zorunda?
Yargıtay kararlarında ispat yükümlülüğü konusunda çok net sınırlar çizilmiştir:
Zilyetlik ve Hayatın Olağan Akışı: Olağan olan, kadına özgü takıların kadının himayesinde bulunmasıdır (Yargıtay 3. HD, 2023/3448 K.). Evi terk eden kadının, takıların niteliği gereği yanında götürmesi hayatın olağan akışına uygun kabul edilir (2024/3969 K.). Takıların elinden zorla alındığını iddia eden taraf, bu iddiasını somut delillerle ispatlamalıdır.
Erkeğin İkrarı ve İade Borcu: Eğer erkek eş, takıların bozdurularak ev, araç veya borç ödemesi için kullanıldığını kabul ederse (2024/1262 K., 2023/5796 K.); bu altınların kadına "iade edilmemek üzere bağışlandığını" ispat yükü artık erkeğe geçer. İspatlayamazsa, altınları aynen iade etmek veya bedelini ödemekle yükümlüdür.
4. Takıların Ortak İhtiyaçlar İçin Harcanması
TMK m. 220 uyarınca kişisel mal statüsünde olan ziynet eşyaları, evlilik birliği içinde harcanmış olsa dahi kadının iade talep hakkını ortadan kaldırmaz. Yargıtay (2024/3497 K., 2025/5136 K.), açık bir "bağışlama" iradesi ispat edilmedikçe, ortak giderler için kullanılan takıların iadesinin zorunlu olduğunu belirtmektedir.
5. Mahkeme Kararlarında İnfaz ve Usul Kuralları
Hukuk Genel Kurulu (2025/370 K.), ziynet davası sonuçlanırken hükmün infaza elverişli olması gerektiğini hatırlatır. Buna göre:
Mahkeme kararında her bir ziynetin cinsi, miktarı ve bedeli ayrı ayrı belirtilmelidir.
Sadece toplam bedel üzerinden hüküm kurulması usule aykırıdır (2023/5724 K.).
Dava dilekçesinde tahmini toplam değer belirtilmesi yeterli olup, kalem kalem bedel gösterilmemesi davanın reddini gerektirmez; bu eksiklik bilirkişi incelemesiyle giderilebilir (HGK 2022/1667 K.).
Yargıtay'ın 2026 yılına yön veren yeni görüşü, mülkiyeti belirlerken "geleneksel otomatik mülkiyet" yerine; takılan kişi, cinsiyete özgülük ve ispat yükü dengesini esas almaktadır. Hak kaybına uğramamak için düğün videoları, fotoğraflar ve banka kasa kayıtları gibi delillerin uzman bir hukukçu eşliğinde dosyaya sunulması büyük önem taşımaktadır.


