E-Tebligatta Süreler, Yükümlülükler ve Hak Kaybı Riski
- Mine Akpınar
- 15 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Elektronik tebligat (e-tebligat), yargı ve idari işlemlerde klasik tebligat usulünün yerini büyük ölçüde almış; hız ve güvenlik sağlama amacıyla zorunlu hale getirilmiş bir bildirim sistemidir. Ancak uygulamada, e-tebligatın hukuki sonuçları konusunda ciddi yanılgılar yaşanmakta; özellikle “tebligatı görmedim”, “mail gelmedi” veya “UETS’ye girmedim” gibi gerekçelere dayanılarak sürelerin işlemeyeceği düşünülmektedir.
Oysa e-tebligat, muhatabın fiilen görüp görmemesinden bağımsız olarak hukuki sonuç doğuran bir tebligat türüdür ve süreler bakımından son derece katı bir sistem öngörülmüştür.
E-Tebligat Nedir ve Hukuki Dayanağı Nedir?
E-tebligat; 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca, tebligatın Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden muhatabın elektronik adresine gönderilmesi suretiyle yapılan bildirimdir.Bu sistem, özellikle avukatlar, şirketler ve kamu kurumları bakımından zorunlu olup; gerçek kişiler açısından da giderek yaygınlaşmıştır.
E-tebligatın temel özelliği, muhatabın pasif davranışına hukuki sonuç bağlamasıdır. Yani muhatabın bildirimleri düzenli kontrol etmesi, kanunun kendisinden beklediği bir yükümlülüktür.
E-Tebligat Okunmazsa Süre Başlar mı?
Uygulamada en çok karşılaşılan soru budur ve cevabı nettir:Evet, e-tebligat okunmasa dahi süreler başlar.
Tebligat Kanunu’na göre e-tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu beş günlük sürenin sonunda tebligat hukuken tamamlanır ve:
Dava açma süreleri
İtiraz süreleri
İstinaf ve temyiz süreleri
Cevap dilekçesi verme süreleri
kendiliğinden işlemeye başlar.
Bu noktada tebligatın açılması, okunması veya mail bildiriminin gelmesi hukuki açıdan belirleyici değildir.
“Mail Gelmedi” veya “Sisteme Girmedim” Gerekçesi Geçerli midir?
Hayır. E-tebligat sisteminde, UETS’ye tanımlı elektronik adresin düzenli kontrol edilmesi muhatabın sorumluluğundadır. Yardımcı bildirim niteliğindeki e-posta veya SMS’lerin gelmemesi, tebligatın geçerliliğini etkilemez.
Bu nedenle:
Mail düşmemesi
Spam klasörüne gitmesi
Uzun süre sisteme girilmemesi
gibi gerekçeler, sürelerin durmasına veya hak kaybının ortadan kalkmasına yol açmaz.
E-Tebligatta Süreler Nasıl Hesaplanır?
E-tebligat bakımından üç kritik tarih vardır:
Tebligatın UETS sistemine ulaştığı tarih
Bu tarihten sonraki 5. gün
Sürelerin işlemeye başladığı tarih (5. günün bitimi)
Muhatap tebligatı ilk gün açsa bile süreler erken başlamaz; ancak hiç açmaması da süreleri durdurmaz. Kanun koyucu bu sistemi, hukuki güvenliği ve öngörülebilirliği sağlamak amacıyla tercih etmiştir.
E-Tebligat Nedeniyle En Sık Yaşanan Hak Kayıpları
E-tebligatın zamanında fark edilmemesi halinde uygulamada en sık karşılaşılan sonuçlar şunlardır:
İcra takibine süresinde itiraz edilememesi
Dava dilekçesine cevap verilmemesi nedeniyle iddiaların inkâr edilememesi
İstinaf veya temyiz süresinin kaçırılması
Kesinleşmeden icraya konulamayan kararların kesinleşmesi
Bu tür hak kayıpları çoğu zaman telafi edilememekte, yargılamanın sonucunu doğrudan etkilemektedir.
E-Tebligat Zorunluluğu Kimler İçin Geçerlidir?
Şirketler açısından e-tebligat zorunlu bir bildirim yöntemidir. Gerçek kişiler bakımından da idari işlemler, icra takipleri ve dava süreçlerinde e-tebligat uygulaması giderek yaygınlaşmaktadır.
Bu nedenle UETS sisteminin düzenli olarak kontrol edilmesi, artık yalnızca bir tercih değil, hukuki bir gereklilik haline gelmiştir.
E-tebligat sistemi, “haberim olmadı” savunmasına kapalı bir bildirim rejimi öngörmektedir. Elektronik tebligat adresine ulaştırılan bir bildirim, okunmasa dahi hukuki sonuç doğurur ve yasal süreler işlemeye başlar. Bu durum, özellikle dava ve icra süreçlerinde ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir.
Bu nedenle e-tebligat adreslerinin düzenli olarak kontrol edilmesi, elektronik tebligatın hukuki sonuçlarının bilinmesi ve sürelere titizlikle riayet edilmesi, hak kaybı riskinin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.


