top of page

Boşanma Davasında Evlilikte Edinilen Malların Paylaşımı ve Mal Rejimi Tasfiyesi Nasıl Olur?

  • Yazarın fotoğrafı: Mine Akpınar
    Mine Akpınar
  • 13 dakika önce
  • 3 dakikada okunur
Boşanma davasında evlilikte edinilen malların paylaşımı, mal rejimi tasfiyesi ve katılma alacağına ilişkin hukuki süreç

Boşanma veya ölüm halinde eşler arasında en çok uyuşmazlık yaratan konulardan biri, evlilik süresince edinilen malların nasıl paylaşılacağıdır. Uygulamada “evliyken alınan her şey ortak mı?”, “krediyle alınan ev nasıl bölüşülür?”, “2002’den önce alınan mallar paylaşılır mı?” gibi sorular sıkça gündeme gelmektedir. Evlilikte mal paylaşımına ilişkin kurallar, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen mal rejimlerine ve Yargıtay içtihatlarına göre belirlenmekte olup, evliliğin hangi tarihte kurulduğu bu noktada belirleyici rol oynamaktadır.

Evlilikte Uygulanan Mal Rejimleri ve Genel Çerçeve

Yargıtay kararları uyarınca, evlilik birliği içinde edinilen malların paylaşımında uygulanacak mal rejimi, evlilik tarihine göre farklılık göstermektedir. 01.01.2002 tarihinden önce yapılan evliliklerde, eşler arasında özel bir sözleşme bulunmadığı sürece 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 170. maddesi gereği “mal ayrılığı rejimi” geçerlidir. Bu dönemde eşlerin malları kural olarak birbirinden bağımsız kabul edilmektedir.

01.01.2002 tarihinden sonra yapılan evliliklerde ise, eşler başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesi uyarınca yasal mal rejimi olan “edinilmiş mallara katılma rejimi” uygulanmaktadır. Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer. Tasfiye davası boşanma kararının kesinleşmesinden sonra görülse de, hangi malların tasfiyeye gireceği boşanma davasının açıldığı tarihe göre belirlenir.

Evlilikte Edinilen Mallar / Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Paylaşım Esasları

01.01.2002 sonrasında geçerli olan edinilmiş mallara katılma rejiminde paylaşım, ayni bir bölüşüm şeklinde değil, parasal bir alacak hakkı üzerinden yapılır. Bu rejimde temel kavram “katılma alacağı”dır. Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesine göre, eşlerin evlilik süresince emek veya karşılık vererek elde ettikleri tüm malvarlığı değerleri edinilmiş mal sayılır. Çalışma karşılığı kazanılan gelirler, sosyal güvenlik ödemeleri, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler bu kapsamdadır.

Kanun koyucu, TMK m. 222 ile önemli bir karine getirmiştir. Buna göre, eşlerin tüm malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Tasfiye sırasında edinilmiş malların tasfiye tarihindeki sürüm değeri esas alınır, mala ilişkin borçlar düşülür ve kalan artık değerin yarısı diğer eşin katılma alacağı olarak belirlenir.

Krediyle Alınan Malların Tasfiyesi

Uygulamada sıkça karşılaşılan durumlardan biri, evlilik süresince krediyle edinilen taşınmazların paylaşımıdır. Yargıtay içtihatlarına göre, tasfiye anında ödenmemiş kredi borcu bulunuyorsa bu borç, malın değerinden düşülür. Kredi taksitlerinin bir kısmının evlilik süresince, bir kısmının ise boşanma davasından sonra ödenmiş olması halinde, ödenen tutarların toplam borca oranı esas alınarak hesaplama yapılır ve bu oran malın sürüm değeriyle çarpılarak katılma alacağı belirlenir.

01.01.2002 Öncesi Dönemde Mal Ayrılığı ve Katkı Payı Alacağı

01.01.2002 tarihinden önce edinilen mallar bakımından edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanmaz. Bu dönemde mal ayrılığı rejimi geçerli olup, eşler arasında otomatik bir paylaşım söz konusu değildir. Ancak eşlerden biri, diğer eşin edindiği mala para, emek veya hizmetle katkıda bulunmuşsa, Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde “katkı payı alacağı” talep edebilir.

Katkı payı alacağında, katkının varlığı ve oranı ispatlanmalıdır. Yargıtay uygulamasında, düzenli geliri olan eşin tasarruf edebileceği miktar dikkate alınarak katkı oranı belirlenmekte ve bu oran malın dava tarihindeki rayiç değeriyle çarpılarak alacak miktarı hesaplanmaktadır.

Değer Artış Payı Alacağı

Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesi uyarınca, eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, korunmasına veya iyileştirilmesine uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda meydana gelen değer artışı üzerinden alacak hakkı doğar. Değer artış payı alacağı, genel katılma alacağı hesabından önce değerlendirilir ve katkı oranı esas alınarak hesaplanır.

Sözleşmeli Mal Rejimleri

Eşler, yasal mal rejimi yerine sözleşme ile farklı bir mal rejimi de seçebilirler. Mal ortaklığı rejiminde, kişisel mallar dışındaki tüm mallar ortaklık malı sayılır ve rejimin sona ermesi halinde tasfiye anındaki değerleri üzerinden paylaşılır. Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde ise ailenin ortak kullanımına özgülenmiş mallar ve yatırımlar eşit şekilde paylaştırılır.

Yargılama Usulü, Değerleme ve Faiz

Mal rejiminin tasfiyesinde kural olarak ayni talepte bulunulamaz; eş yalnızca alacak hakkı talep edebilir. Ancak tarafların anlaşması veya borçlu eşin istemesi halinde ayın ile ödeme mümkündür. Tasfiyeye konu malların değeri, karar tarihine en yakın sürüm değerine göre belirlenir. Katılma alacağına, tasfiyenin sona erdiği tarihten itibaren faiz işletilir.

Evlilikte edinilen malların paylaşımı, evlilik tarihine, seçilen mal rejimine ve somut olayın özelliklerine göre değişkenlik göstermektedir. Özellikle 01.01.2002 öncesi ve sonrası ayrımı, krediyle edinilen mallar, kişisel malların varlığı ve eşlerin katkı oranları tasfiyenin sonucunu doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle mal rejiminin tasfiyesi sürecinde, Yargıtay içtihatları ve Türk Medeni Kanunu hükümleri birlikte değerlendirilerek hareket edilmesi, hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

bottom of page