top of page

İtirazın İptali Davası Belirsiz Alacak Olarak Açılabilir mi?

  • Yazarın fotoğrafı: Mine Akpınar
    Mine Akpınar
  • 8 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur

İtirazın iptali davasının belirsiz alacak olarak açılıp açılamayacağını inceleyen hukuk makalesi HMK 107 ve Yargıtay kararları

İtirazın iptali belirsiz alacak ilişkisi, uygulamada en çok tartışılan konulardan biri. Çünkü itirazın iptali davası, icra takibine konu edilen belirli bir alacağın tahsili için açılıyor; fakat bazı hallerde alacak miktarı davanın açıldığı tarihte tam olarak hesaplanabilir nitelikte olmayabiliyor. Bu noktada belirsiz alacak davasının şartları ile itirazın iptali davasının yapısı birbiriyle kesişiyor ve ortaya önemli bir hukuki tartışma çıkıyor.

Aşağıdaki çalışma, Yargıtay’ın güncel kararları ışığında, itirazın iptali davasının hangi hâllerde belirsiz alacak davası olarak açılabileceğini, hangi hâllerde açılmaması gerektiğini ve yanlış dava türü seçiminin usul sonuçlarını sade ve anlaşılır şekilde açıklamaktadır.

1. Belirsiz Alacak Davasının Temel Kriteri: Belirlenememezlik

HMK m. 107’ye göre belirsiz alacak davası açılabilmesi için:

  • Davanın açıldığı tarihte alacak miktarının davacı tarafından tam ve kesin olarak belirlenmesinin imkânsız olması veya

  • Davacıdan belirlemesinin beklenememesi

gerekiyor.

Yargıtay’a göre bu belirlenememezlik;sırf borçlunun itiraz etmiş olması, alacağın tartışmalı olması veya davacının karşı tarafın iddialarına katılmıyor olması gibi sebeplerle oluşmaz.

Davacı, somut verilerle alacağı hesaplayabilecek durumdaysa, belirsiz alacak davası açılamaz.

2. İtirazın İptali Davasında “Belirlilik”: Kural Olarak Alacak Belirlidir

İtirazın iptali davalarında kural, alacağın belirli olmasıdır. Çünkü:

  • Davacı, icra takibi başlatırken alacağını zaten belirli bir miktar üzerinden talep eder.

  • Bu nedenle aynı alacağı “belirsiz” sayarak belirsiz alacak davası açmak çoğu durumda HMK m. 107’ye aykırı görülür.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yaklaşımı da bu yöndedir:Davacı alacağını net şekilde biliyorsa belirsiz alacak davası açmasına gerek yoktur.

3. İstisna: Alacak “Likit Değilse” Belirsiz Alacak Mümkündür

Bazı uyuşmazlıklarda alacak, davacının kendi imkânlarıyla belirleyebileceği nitelikte değildir. Örneğin:

  • Hesaplamanın bilirkişi incelemesini gerektirdiği durumlarda

  • Alacak miktarının davaya konu ilişkinin uzmanlık gerektirmesi nedeniyle belirlenemediği hâllerde

  • Miktarın karşı tarafın elindeki belgelere bağlı olduğu hallerde

alacak likit değildir ve bu durumda itirazın iptali belirsiz alacak davası şeklinde açılabilir.

Bu yaklaşım özellikle Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarında görülmektedir.

4. İtirazın İptali Davası Belirsiz Alacak Davası Açılırsa Ne Olur?

Eskiden Yargıtay’ın yaklaşımı:

  • Şartları oluşmadan açılan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğundan reddi yönündeydi.

Daha sonra bu yaklaşım değişti ve Yargıtay:

  • Davacıya eda davasına dönüştürmesi için süre verilmesi gerektiğini benimsedi.

En güncel Hukuk Genel Kurulu kararları ise şunu söylüyor:

Davacının alacağına mahkeme kararı dışında ulaşma imkanı yoksa hukuki yarar vardır; dava reddedilmez, eda davası olarak görülür.

Bu, yanlış dava türü seçilmesinin artık hak kaybına yol açmaması açısından önemli bir gelişme.

5. Sonuç: İtirazın İptali Belirsiz Alacak Olarak Ne Zaman Açılabilir?

Kural:İtirazın iptali davası, takip konusu alacak belirli olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılamaz.

İstisna:Eğer takip konusu alacak, davanın açıldığı anda:

  • Davacı tarafından objektif şekilde hesaplanamıyorsa,

  • Bilirkişi incelemesi olmadan belirlenemiyorsa,

  • Miktar karşı tarafın elindeki verilere bağlıysa,

o zaman itirazın iptali belirsiz alacak olarak açılabilir.

Güncel içtihat eğilimi:Şartlar oluşmasa bile dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmez; eda davasına dönüştürülerek görülür.




bottom of page