top of page

Deniz Ticaret Hukukunda Kaptana Tebligat

  • Yazarın fotoğrafı: Mine Akpınar
    Mine Akpınar
  • 13 Eki 2025
  • 4 dakikada okunur
Kaptana Tebligat – TTK m.1104/3 kapsamında yabancı bayraklı gemilerde kaptana yapılan tebligatın hukuki dayanakları, şartları ve uygulamadaki önemi. Büyükçekmece avukat tarafından hazırlanan kapsamlı rehber.

Deniz ticareti, kendine özgü kuralları ve dinamikleri olan, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde hukuki düzenlemelere tabi bir alandır. Bu alanın en dikkat çeken özelliklerinden biri, tarafların çoğu zaman farklı ülkelerde bulunması ve gemilerin sefer hâlinde olmasıdır. Bu durum, özellikle hukuki bildirim ve tebligat işlemlerinde ciddi güçlükler yaratır.

Yabancı bayraklı gemilerin Türk limanlarında bulunduğu hâllerde, gemi maliki ya da kiracısına yapılması gereken tebligatın, çoğu zaman Türkiye’de bir muhatabı olmaması sebebiyle yapılamadığı görülür. Bu noktada, Türk Ticaret Kanunu’nun 1104. maddesinin üçüncü fıkrası devreye girer. Söz konusu hüküm, kaptanın temsil yetkisine dayalı olarak, malik veya kiracıya yöneltilecek dava ve takiplerin kaptana izafeten yapılabileceğini öngörerek uygulamada önemli bir kolaylık sağlar.

Bu yazıda, TTK m.1104/3 çerçevesinde kaptana tebligat kurumunu, hukuki dayanakları, uygulama koşulları, sonuçları ve karşılaşılan sorunlar bakımından ayrıntılı olarak ele alacağız.

I. Kaptanın Hukuki Konumu ve Temsil Yetkisi

Türk Ticaret Kanunu’nun 5. kitabı, “Deniz Ticareti” başlığı altında kaptanın hukuki statüsünü ayrıntılı biçimde düzenler. TTK m.1061, kaptanın gemi adamlarının amiri olduğunu, gemi ve yükün korunmasından, denizdeki düzen ve güvenlikten sorumlu olduğunu belirtir.

Bununla birlikte kaptan, yalnızca teknik anlamda bir gemi yöneticisi değil, hukuki anlamda da belirli durumlarda gemi maliki veya kiracısı adına temsil yetkisine sahiptir. Bu yetki özellikle şu alanlarda ortaya çıkar:

  • Gemi seferde iken gerekli işlemlerin yapılması,

  • Bağlama limanı dışında acil hukuki işlemlerin yürütülmesi,

  • İlgili kamu kurumlarıyla veya üçüncü kişilerle yazışma/temsil.

Kaptanın temsil yetkisi, kanundan doğan sınırlı bir temsil yetkisidir. Kaptan malik ya da donatan adına genel vekil değildir; yalnızca TTK’da düzenlenen hâllerde ve sınırlar içinde hareket edebilir. Bu temsil yetkisinin önemli bir sonucu da, bazı hukuki işlemlerin doğrudan kaptana yapılmasının malike yapılmış sayılmasıdır.

II. Kaptana Tebligatın Hukuki Dayanakları

TTK m.1104, “Kaptan – Temsil” kenar başlığını taşır ve geminin bağlama limanı dışında bulunduğu sırada kaptanın malik veya kiracı adına yapabileceği işlemleri düzenler.

Maddenin üçüncü fıkrası ise konumuz açısından özel bir hüküm niteliğindedir:

TTK m.1104/3: “Yabancı bir gemi hakkında, maliki veya kiracısı aleyhine açılan dava ve takipler, onlar hakkında geçerli olmak üzere kaptana yöneltilebilir.”

Bu hüküm, yabancı bayraklı gemiler bakımından, malik veya kiracıya ulaşılamadığı durumlarda, kaptanı usul muhatabı hâline getirir. Bu düzenlemenin amacı,

  • Geminin sefer hâlinde veya yabancı bir ülkede olması sebebiyle doğabilecek tebligat imkânsızlıklarını aşmak,

  • Uyuşmazlıkların sürüncemede kalmasını önlemek,

  • Türk limanlarında bulunan yabancı gemiler hakkında yapılacak işlemleri etkinleştirmektir.

Burada önemli olan nokta şudur: Kaptan, dava veya takibin tarafı olmaz. Tebligat kaptana yapılır ama bu tebligat malik veya kiracıya yapılmış hükmündedir. Dolayısıyla kaptan, davada hasım ya da borçlu konumuna gelmez; yalnızca temsil ettiği kişiye yapılmış sayılan bir bildirim aracı olur.

III. Hangi Durumlarda Kaptana Tebligat Yapılabilir?

TTK m.1104/3 hükmü, istisnai bir düzenlemedir ve şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  1. Geminin yabancı bayraklı olması: Madde açıkça “yabancı gemi” ifadesini kullanır. Dolayısıyla Türk bayraklı gemiler için bu hüküm uygulanmaz.

  2. Malik veya kiracıya yöneltilmiş bir dava veya takip olması: Kaptan ancak malik veya kiracı adına muhatap alınabilir. Gemide görevli başka kişilere veya donatan dışındaki üçüncü kişilere yönelik işlemler bu kapsama girmez.

  3. Geminin bağlama limanı dışında bulunması: Maddenin sistematiği, kaptanın bu yetkiyi gemi bağlama limanı dışında bulunduğu sırada kullanabileceğini öngörür.

  4. Tebligatın kaptana yöneltilmesi: Dava veya takip, kaptana izafeten yöneltilmeli ve tebligat da kaptana yapılmalıdır. Bu işlemden sonra dava veya takibin sonuçları malik açısından doğar.

Bu şartlar gerçekleşmediği takdirde kaptana yapılan tebligat geçerli sayılmaz.

IV. Kaptana Yapılan Tebligatın Hüküm ve Sonuçları

Kaptana yapılan tebligatın en önemli sonucu, tebligatın malik veya kiracıya yapılmış gibi hüküm doğurmasıdır. Yani:

  • Dava açma süreleri, itiraz veya cevap süreleri bu tebligat tarihinden işlemeye başlar.

  • İcra takiplerinde ödeme emrinin tebliği yerine geçer.

  • Mahkeme kararları veya ihtiyati tedbir kararları kaptana tebliğ edildiğinde malik açısından sonuç doğurur.

Kaptan bu işlemlerin muhatabı değildir; ancak hukuken temsil ettiği malike yapılmış sayılan bir tebligat aracıdır. Bu durum özellikle haciz, ihtiyati haciz veya deniz alacaklarına ilişkin takiplerde önemlidir.

V. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

Kaptana tebligat uygulamada her zaman sorunsuz işlememektedir. Sıklıkla karşılaşılan bazı sorunlar şunlardır:

  • Kaptanın tebligatı kabul etmemesi: Bazı durumlarda kaptan, yabancı uyruklu olması sebebiyle tebligat evrakını almak istemeyebiliyor. Bu durumda tebligat, Tebligat Kanunu ve yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde yapılmalı; gerektiğinde muhtar veya liman başkanlığı aracılığıyla teslim edilmelidir.

  • Kaptanın kimliğinin tespiti: Kaptanın adı, soyadı ve görevinin tespiti için Transit Log kayıtları esas alınır. Transit Log’a erişim olmadan yapılan tebligatlar geçerlilik bakımından sorun yaratabilir.

  • Malikin sonradan temsil yetkisini tartışması: Tebligat yapıldıktan sonra malik, kaptanın kendisini temsil yetkisinin bulunmadığını ileri sürebilir. Ancak TTK m.1104/3 açık bir kanun hükmü olduğundan bu iddia sonuç doğurmaz.

Kaptana tebligat, deniz ticareti hukukunda uygulamayı kolaylaştıran ve pratikte sıkça başvurulan bir yöntemdir. TTK m.1104/3, yabancı bayraklı gemiler bakımından malik veya kiracıya ulaşılamadığı durumlarda, kaptanı usul muhatabı kabul ederek sürecin tıkanmasını önler.

📌 Öneriler:

  • Tebligat öncesi kaptanın kimliği mutlaka Transit Log’dan netleştirilmelidir.

  • Tebligat evrakı, Tebligat Kanunu’na uygun şekilde düzenlenmeli ve tebliğ edilmelidir.

  • Türk bayraklı gemilerde bu hüküm uygulanamaz; bu durumda klasik tebligat yolları izlenmelidir.

  • Tebligat kaptana yapılırken, dava dilekçesi veya ödeme emrinde “kaptana izafeten malik” ifadesi açıkça yazılmalıdır.

✍️ Sonuç olarak, kaptana tebligat kurumu, hem hukuki temeli sağlam hem de pratikte deniz ticareti ilişkilerinin hızla işlemesini sağlayan bir araçtır. Ancak uygulamada usule sıkı sıkıya uyulması, özellikle tebligat adresi ve kaptan tespitinin doğru yapılması gerekir. Aksi takdirde usulsüz tebligat nedeniyle dava veya takipler şekil yönünden sakatlanabilir.

bottom of page