top of page

Konkordato Nedir? İflasın Eşiğindeki Şirketler Kendini Nasıl Korur?

  • 24 saat önce
  • 3 dakikada okunur
Ticari işletmelerin finansal kriz dönemlerinde aldıkları mahkeme mühlet kararlarını, borç yapılandırma sözleşmelerini ve konkordato nedir konusu etrafında yürütülen asliye ticaret mahkemesi dosyalarını simgeleyen kurumsal hukuk görseli.

Ekonomik dalgalanmalar, nakit akışındaki tıkanıklıklar veya öngörülemeyen ticari riskler nedeniyle hem köklü şirketler hem de şahıs işletmeleri zaman zaman borçlarını ödeyemez hale gelebilir. Borçların birikmesi ve alacaklıların kapıya dayanması, bir işletmeyi doğrudan iflasın eşiğine getirebilir. İflas ise sadece o şirketin kapısına kilit vurulması değil; işçilerin tazminatsız kalması, piyasaya olan borçların ödenememesi ve devasa bir ekonomik değerin yok olması demektir. Hukuk sistemimiz, iyi niyetli ve dürüst işletmeleri bu ani çöküşten kurtarmak ve piyasa dengesini korumak amacıyla çok güçlü bir finansal kalkan öngörmüştür. İşte ticari hayatta sıkça duyduğumuz konkordato nedir sorusu, iflas tehlikesi altındaki şirketlerin mahkeme koruması eşliğinde borçlarını yeniden yapılandırarak hayatta kalmasını sağlayan yasal bir anlaşma ve kurtuluş yolunu ifade eder.

Yargıtay’ın en güncel içtihatları ve İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri çerçevesinde; konkordatonun ne anlama geldiğini, şirketlere sağladığı hukuki koruma mekanizmalarını ve yasal şartları inceliyoruz.

1. Konkordato Nedir ve Türleri Nelerdir?

Hukuki niteliği itibarıyla konkordato; borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan dürüst bir borçlunun, alacaklılarının kanunda aranan çoğunluğu ile yaptığı ve asliye ticaret mahkemesinin onayı (tasdiki) ile resmiyet kazanan bir cebri icra anlaşmasıdır.

Yargıtay kararlarında bu müessese, borçluyu iflastan kurtaran bir "kurtuluş yolu" ve alacaklılarla yapılan bir "sulh sözleşmesi" olarak tanımlanmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/372, K. 2025/725). Konkordato, külli bir tasfiye (şirketi kapatma) kurumu olmayıp, aksine borçlunun mali durumunu düzelterek faaliyetlerine devam etmesini amaçlayan bir yapılandırma sürecidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/4658, K. 2021/1904). Bu kurum uygulamada iki ana türe ayrılır:

  • Tenzilat Konkordatosu: Borçlunun, alacaklılarından borçların belirli bir kısmından (örneğin %40'ından) vazgeçmelerini, kalan kısmı ödemeyi teklif ettiği türdür.

  • Vade Konkordatosu: Borçların anaparasında bir indirim yapılmaksızın, ödemelerin belirli bir takvime bağlanarak ileri bir tarihe ertelenmesini (vadelendirilmesini) içeren türdür.

Bir şirket mahkemeye başvurarak konkordato talep ettiğinde ve bu talebi uygun görüldüğünde, mahkeme tarafından şirkete "mühlet" adı verilen yasal bir koruma dönemi tanınır. Bu mühlet kararı, borçlu şirketin etrafına hukuki bir zırh örer ve şu koruma mekanizmalarını devreye sokar:

  • İcra Takiplerinin Durdurulması: Mühlet kararının ilanıyla birlikte, devletin vergi ve SGK alacakları (amme alacakları) dahil olmak üzere, borçlu şirkete karşı hiçbir yeni icra takibi başlatılamaz. Başlamış olan mevcut takipler ise bıçak gibi durur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/372, K. 2025/725). Ayrıca şirket aleyhine alınmış olan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanamaz.

  • Hacizlerin Hükümden Düşmesi: Konkordato projesi mahkemece onaylandığı an, mühlet kararından önce şirketin mallarına veya banka hesaplarına konulmuş olan ve henüz paraya çevrilmemiş (satılmamış) tüm hacizlerin hükümden düştüğü tespit edilebilir.

  • Sözleşmelerin Feshedilememesi: Şirketin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi için hayati önem taşıyan sözleşmeler (örneğin fabrika binasının kirası, ham madde tedarik sözleşmeleri vb.) koruma altına alınır. Karşı taraflar, "Şirket konkordato ilan etti" gerekçesiyle sözleşmeyi tek taraflı feshedemez ve borçları erkenden muaccel (hemen ödenebilir) hale getiremez.

Konkordato kurumunun temel amacı; dürüst ve iyi niyetli borçluları koruyarak piyasadaki istihdamın (işçi kıyımlarının) önüne geçmek, şirketin üretim gücünü muhafaza etmek ve alacaklıların, şirketin doğrudan iflas etmesi durumuna kıyasla çok daha yüksek oranda alacaklarına kavuşmasını sağlamaktır.

Ancak bu süreç, borçlarını ödemek istemeyen kötü niyetli şirketlerin zaman kazanmak için sığınacağı bir liman değildir. Mahkemenin koruma kararı vermesi şu şartlara bağlıdır:

  • Gerçekçi Bir Ön Proje: Borçlu şirket mahkemeye sunduğu mali iyileştirme projesinde, borçlarını nasıl ödeyeceğini, fabrikasını nasıl kâra geçireceğini bilimsel ve kalıcı verilerle kanıtlamak zorundadır. Varlıkları borçlarını fazlasıyla karşılayan (yani aslında ödeme gücü olan) veya dürüst olmayan borçluların bu kurumdan yararlanması mümkün değildir.

  • Dürüstlük ve Komiser Denetimi: Mahkeme, şirketin başına tüm finansal hareketleri denetleyecek resmi bir "Konkordato Komiseri" atar. Şirket yönetimi, malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini tamamen kaybetmez ancak komiserin izni ve denetimi olmadan usulsüz mal kaçıramaz, gizli ödemeler yapamaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/372, K. 2025/725). Dürüst olmadığı anlaşılan veya gizli mal kaçırdığı tespit edilen borçluların konkordato talebi anında iptal edilir ve şirket doğrudan iflasa sürüklenir.

Özetle;

Konkordato nedir sorusunun cevabı, mali krize giren bir şirketin kapısına kilit vurulmasını engelleyen yasal bir can simididir. Şirket, mahkemeye sunduğu mantıklı ve gerçekçi bir iyileştirme projesiyle alacaklılarını ikna eder ve mahkemenin onayını alırsa; icra baskılarından tamamen kurtularak faaliyetlerine devam edebilir, borçlarını zamana yayarak borç batağından temiz bir şekilde çıkabilir.

bottom of page