Kredi Kartı Dolandırıcılıklarında Bankanın Sorumluluğu
- 23 Oca
- 2 dakikada okunur

Kredi kartı ve internet bankacılığı dolandırıcılıkları, dijitalleşmenin artmasıyla birlikte en sık karşılaşılan hukuki uyuşmazlık alanlarından biri haline gelmiştir. Bu tür olaylarda temel tartışma bankanın sorumluluğu hususunda, dolandırıcılık sonucu oluşan zarardan bankanın mı yoksa müşterinin mi sorumlu olduğu noktasında yoğunlaşmaktadır. Yargıtay içtihatları ise bu konuda istikrarlı ve net bir yaklaşım ortaya koymaktadır.
Bankalar Güven Kurumudur ve Bankanın Sorumluluğu Ağırlaştırılmış Sorumluluktur.
Yargıtay kararlarında bankalar, açıkça “güven ve itimat kurumları” olarak nitelendirilmektedir. Bu sıfat, bankalara sıradan bir tacirden çok daha ağır bir özen borcu yüklemektedir. Bankalar, kendilerine emanet edilen mevduatı ve kart bilgilerini; sahtecilik, yetkisiz işlem ve üçüncü kişi müdahalelerine karşı korumakla yükümlüdür.
Bu kapsamda bankaların sorumluluğu, objektif özen borcuna dayalı ağırlaştırılmış sorumluluk niteliğindedir. En hafif ihmal dahi sorumluluk için yeterli kabul edilmekte; usulsüz işlemlerle çekilen paralar, hukuken bankanın kendi zararı sayılmaktadır. Dolandırıcılık nedeniyle hesaptan çıkan tutar, müşterinin bankaya karşı alacağı olarak varlığını sürdürmektedir.
Güvenlik Sistemlerini Kurmak Bankanın Asli Yükümlülüğüdür
Yargıtay, bankaların dolandırıcılığı önlemek adına en güncel teknolojik güvenlik önlemlerini almak zorunda olduğunu açıkça vurgulamaktadır. Bu kapsamda;
Tek kullanımlık şifre (OTP),
SMS onay sistemleri,
Mobil bildirim ve işlem teyidi mekanizmaları
müşterinin tercihine bırakılmamalı, zorunlu olarak uygulanmalıdır. Bu önlemleri opsiyonel hale getiren bankalar, asli kusurlu kabul edilmektedir.
Ayrıca bankaların;
Olağan dışı işlem hareketlerini izleme,
Kısa sürede yapılan ardışık transferleri fark etme,
Şüpheli işlemlerde müşteriden teyit alma,
ATM kopyalama aparatları ve zararlı yazılımlara karşı sistemsel önlem alma
yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu denetimlerin yapılmaması Yargıtay tarafından ağır kusur olarak değerlendirilmektedir.
Bilgilendirme Yükümlülüğü Şekli Değil, Etkin Olmalıdır
Bankaların müşterilerini dolandırıcılık riskleri konusunda bilgilendirmesi de sorumluluğun önemli bir parçasıdır. Web sitesinde yer alan genel uyarılar yeterli görülmemekte; açık, anlaşılır ve yazılı bilgilendirme yapılması beklenmektedir. Bu yükümlülüğün ihlali, bankanın kusurunu artıran bir unsur olarak kabul edilmektedir.
Müşterinin Kusuru İstisnadır, İspat Yükü Bankadadır
Kredi kartı dolandırıcılığı davalarında müşterinin kusurundan söz edilebilmesi için, bankanın bunu somut delillerle ispatlaması gerekir. Yargıtay, ispat yükünü açık şekilde bankaya yüklemiştir.
Müşterinin;
Şifresini bilinçli şekilde üçüncü kişilere vermesi,
Güvenlik uyarılarına rağmen açık ihmali bulunması
gibi durumlarda müterafik kusur kabul edilebilmektedir. Ancak casus yazılımlar, sahte siteler veya karmaşık dijital yöntemlerle yapılan dolandırıcılıklarda, müşterinin “teknik uzman” gibi davranmasının beklenemeyeceği açıkça belirtilmektedir.
Sözleşmedeki Sorumsuzluk Kayıtları Geçersizdir
Bankaların sözleşmelere eklediği ve sorumluluğu tamamen müşteriye yükleyen hükümler, Borçlar Kanunu uyarınca kesin hükümsüz kabul edilmektedir. Yargıtay, bankanın kendi kusurunu sözleşmeyle bertaraf edemeyeceğini istikrarlı şekilde vurgulamaktadır.
Kimlik Kontrolü ve Ödeme Aşamasındaki Sorumluluk
Ödeme yapılırken hesap sahibinin kimliğinin titizlikle kontrol edilmesi bankanın asli yükümlülüğüdür. Sahte kimlikle hesap açılması, çalıntı kimlik belgeleriyle işlem yapılması veya müşteri kaybı henüz bildirmemiş olsa dahi yapılan ödemelerde, bankanın sorumluluğu ortadan kalkmamaktadır.
Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo nettir:
Banka, güvenlik sistemlerini kurmak ve işletmek zorundadır.
Dolandırıcılığı önleyici teknolojik tedbirler eksiksiz uygulanmalıdır.
Şüpheli işlemler izlenmeli ve anında müdahale edilmelidir.
Müşterinin ağır kusuru ispatlanmadıkça, dolandırıcılık zararından banka sorumludur.
Bu nedenle kredi kartı ve internet bankacılığı dolandırıcılıklarında, zararın kime ait olacağı her somut olayda ayrıca değerlendirilmekle birlikte, esas sorumluluk bankaya aittir.


