Mirastan Çıkarma Nedir? Nasıl Yapılır?
- Mine Akpınar
- 12 dakika önce
- 3 dakikada okunur

Mirastan çıkarma, Türk Medeni Hukuku’nda mirasbırakanın, saklı paylı mirasçısını belirli hukuki nedenlere dayanarak mirasçılık hakkından yoksun bırakmasıdır. Uygulamada “ıskat” olarak da anılan bu kurum, keyfi bir işlem olmayıp kanunda açıkça sayılan nedenlere ve sıkı şekil şartlarına bağlıdır. Aksi hâlde mirastan çıkarma geçersiz sayılmakta ve mirasçı saklı payını almaya devam etmektedir.
Mirastan çıkarma, hem maddi hem şekli yönleriyle Yargıtay denetimine son derece açık bir işlemdir. Bu nedenle hangi hâllerde mümkün olduğu ve nasıl yapılması gerektiği dikkatle değerlendirilmelidir.
Mirastan Çıkarma Hangi Nedenlerle Yapılabilir?
Türk Medeni Kanunu’nun 510. maddesi, mirastan çıkarma nedenlerini sınırlı şekilde düzenlemiştir. Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, bu nedenler genişletilemez ve yorum yoluyla artırılamaz.
Kanuna göre mirastan çıkarma yalnızca iki ana sebebe dayanabilir. Bunlardan ilki, mirasçının mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesidir. İkinci sebep ise mirasçının, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal etmesidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2019/5571 sayılı kararında aile hukuku yükümlülükleri; sadakat, yardım, bağlılık, sevgi ve saygı gösterme, hastalıkta ilgilenme ve aile birliğini zedeleyecek davranışlardan kaçınma olarak tanımlanmıştır.
Uzun Süre İlgisizlik ve Cenazeye Katılmama Iskat Sebebi midir?
Yargıtay içtihatlarında, mirasçının mirasbırakanla uzun yıllar boyunca hiçbir bağ kurmaması, arayıp sormaması, hastalık dönemlerinde ilgilenmemesi ve cenazeye katılmaması, “aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali” olarak kabul edilmektedir.
Bu kapsamda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2020/9758 Es. 2021/737 K. sayılı kararında, mirasçının yıllarca murisi arayıp sormadığı, hastalandığında ziyaret etmediği ve cenazeye katılmadığı yönündeki tanık beyanları dikkate alınarak yapılan mirastan çıkarma işlemi hukuka uygun bulunmuştur.
Benzer şekilde Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2023/402 Es. 2023/4487 K. ve 2024/4284 Es. 2025/2708 K. sayılı kararlarında da, yetişkinlik döneminde mirasbırakanla bağların koparılması, bayramlarda dahi ziyaret edilmemesi ve hastalık dönemlerinde ilgisizlik gösterilmesi geçerli bir ıskat nedeni olarak kabul edilmiştir.
Dolayısıyla mirasçının 20 yıl boyunca ebeveynini aramaması ve cenazesine katılmaması, Yargıtay uygulamasında istikrarlı biçimde mirastan çıkarma sebebi sayılmaktadır.
Ölümden Sonra Açılan Davalar Iskat Sebebi Olur mu?
Uygulamada sıkça sorulan sorulardan biri, mirasçının mirasbırakanın ölümünden sonra aile üyelerine karşı açtığı davaların mirastan çıkarma sebebi olup olamayacağıdır.
Yargıtay kararları bu noktada açık bir ayrım yapmaktadır. Mirastan çıkarma, mutlaka mirasbırakanın sağlığında yaptığı bir ölüme bağlı tasarrufa dayanmalıdır. Ölümden sonra gerçekleşen olaylar, teknik olarak mirastan çıkarma sebebi yapılamaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2022/1467 Es. 2023/2497 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, mirasçılıktan çıkarma işlemi yalnızca ölüme bağlı tasarrufla yapılabilir; dava yoluyla veya ölümden sonra ortaya çıkan olaylara dayanılarak gerçekleştirilemez.
Ayrıca mirastan çıkarma nedenleri şahsidir. Yani üçüncü kişilerin veya başka aile bireylerinin davranışları, doğrudan mirasçının kusuru olarak değerlendirilemez. Bu nedenle annenin açtığı davalar, kızın kusuru sayılarak ıskat gerekçesi yapılamaz.
Mirastan Çıkarma Nasıl Yapılır?
Mirastan çıkarma kendiliğinden doğan bir sonuç değildir. Mirasbırakanın açık iradesini yansıtan bir hukuki işlem yapılması zorunludur. Bu işlem ancak bir ölüme bağlı tasarrufla mümkündür.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2022/1459 Es. 2023/2298 Es. ve Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2016/16571 Es. 2020/6746 K. sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, mirastan çıkarma mutlaka vasiyetname veya miras sözleşmesi ile yapılmalıdır.
Vasiyetnamede çıkarma sebebinin açık ve somut şekilde belirtilmesi gerekir. Türk Medeni Kanunu’nun 512. maddesi uyarınca, sebep gösterilmemiş veya soyut ifadelerle geçiştirilmiş bir mirastan çıkarma geçersiz sayılmaktadır.
Bu nedenle “çocuğumu mirastan çıkarıyorum” şeklindeki genel ifadeler yeterli değildir. Vasiyetnamede olaylar, süreler ve davranışlar açıkça yazılmalıdır.
İspat Yükü Kimdedir?
Mirastan çıkarılan mirasçı, vasiyetnamenin iptali veya tenkis davası açarsa, vasiyetnamede belirtilen çıkarma sebeplerinin varlığını ispat yükü, çıkarma işleminden yararlanan diğer mirasçılara veya vasiyet alacaklılarına aittir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2024/4453 Es. 2025/3320 K. sayılı kararında, vasiyetnamede belirtilen darp, ilgisizlik veya aile bağlarının kopması gibi sebeplerin mutlaka delillerle ispatlanması gerektiği vurgulanmıştır. Aksi hâlde tasarruf, saklı pay sınırları içinde geçersiz sayılmaktadır.
Mirastan Çıkarma Geçersiz Olursa Ne Olur?
Gösterilen sebep ispatlanamazsa veya vasiyetnamede sebep açıkça belirtilmemişse, mirastan çıkarma işlemi tamamen geçersiz olmaz. Bu durumda mirasçı saklı payını almaya devam eder; ancak saklı payı aşan kısım vasiyetnameye göre dağıtılır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2013/7572 Es. 2013/6854 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, mirastan çıkarma veya yoksunluk iddiaları, mirasçılık belgesi verilmesine engel teşkil etmez; bu hususlar terekenin paylaşımı aşamasında değerlendirilir.
Yargıtay içtihatları ve doktrindeki baskın görüşler doğrultusunda; uzun süreli ilgisizlik, hastalık döneminde ilgilenmeme, cenazeye katılmama gibi davranışlar, Türk Medeni Kanunu’nun 510. maddesi kapsamında geçerli bir mirastan çıkarma sebebidir. Ancak bu sebebin hukuken sonuç doğurabilmesi için mirasbırakanın sağlığında, açık ve somut gerekçeler içeren bir vasiyetname düzenlemesi zorunludur.
Aksi hâlde yapılan mirastan çıkarma işlemleri, yargı denetiminden geçememekte ve saklı paylı mirasçı haklarını korumaktadır.


