top of page

Nafaka Artırım Davası Nedir ve Nafaka Artırım Şartları Nelerdir?

  • 12 saat önce
  • 2 dakikada okunur
Nafaka artırım davası şartlarını, enflasyon oranlarını ve iştirak nafakası artış kriterlerini temsil eden hukuki görsel.

Ekonomik koşulların hızla değiştiği, ihtiyaçların çeşitlendiği günümüzde, mahkemece hükmedilen nafaka miktarları zamanla yetersiz kalabilmektedir. Yargıtay’ın en güncel içtihatları ve Türk Medeni Kanunu hükümleri ışığında hazırladığımız bu yazıda, nafaka artırım davasının hangi şartlarda açılabileceğini ve mahkemelerin bu süreçte neleri dikkate aldığını detaylandırıyoruz.


Nafaka artırım davası, boşanma davası sonucunda veya bağımsız bir nafaka davası ile belirlenen nafaka miktarının, değişen güncel koşullara uyarlanması amacıyla açılır.

  • Yoksulluk Nafakası Bakımından: TMK’nın 176. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına karar verilebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 20.10.2022, E. 2019/501, K. 2022/1346).

  • İştirak Nafakası Bakımından: TMK’nın 331. maddesine göre, durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 01.03.2022, E. 2020/728, K. 2022/237).

Nafaka Artırım Davası Şartları

Yargıtay kararları ışığında, bir nafaka miktarının artırılabilmesi için dört temel şartın varlığı aranmaktadır:


1. Mali Durumun Belirgin Şekilde Değişmesi

Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında, nafakanın ilk belirlendiği tarihe göre somut bir değişikliğin meydana gelmiş olması gerekir. Nafaka borçlusunun ödeme gücünün artması veya nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının çoğalması bu kapsamda değerlendirilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 29.09.2021, E. 2021/6536, K. 2021/6618).


2. Hakkaniyet Gerekliliği

Mevcut nafaka miktarının, değişen yaşam koşulları ve tarafların güncel durumları karşısında yetersiz kalması durumunda hakkaniyet ilkesi gereği artırım talep edilebilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 27.12.2022, E. 2022/9583, K. 2022/10953).


3. Çocuğun İhtiyaçlarının Artması (İştirak Nafakası İçin)

Çocuğun yaşı, eğitim düzeyi (örneğin anaokulundan ilkokula geçiş) ve bakım giderlerindeki doğal artış, iştirak nafakasının artırılması için geçerli bir sebeptir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 01.03.2022, E. 2020/728, K. 2022/237).


4. Dava Tarihindeki Fiili Koşullar

Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre değerlendirilir. Yasada aranan şartlar gerçekleşmeden, sadece sözleşmeye dayalı olarak keyfi artırım istenmesi hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilebilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.02.2022, E. 2021/10699, K. 2022/987).

Yargıtay Uygulamalarında Nafaka Artırım Gerekçeleri

Mahkemeler, nafaka miktarını yeniden belirlerken hayatın olağan akışını ve ekonomik göstergeleri dikkate alır. İşte öne çıkan bazı kriterler:

  • Ekonomik Koşullar ve Enflasyon: Paranın alım gücündeki düşüş ve yüksek enflasyon temel gerekçelerdir. Mahkemelerce, nafakanın gelecek yıllarda ÜFE/TÜFE oranında artırılmasına karar verilerek yeni davaların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 23.05.2023, E. 2023/3542, K. 2023/2594).

  • Eğitim ve Sağlık Giderleri: Çocuğun özel okul, kurs veya sağlık sorunları nedeniyle doğan ek harcamaları artırım sebebi olarak kabul edilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 13.04.2023, E. 2023/1388, K. 2023/1820).

  • Zaman Faktörü: Nafaka takdirinin üzerinden uzun bir süre (örneğin 8 yıl) geçmiş olması, ihtiyaçların doğal olarak artması nedeniyle artırım için yeterli bir karinedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.05.2024, E. 2024/2915, K. 2024/3726).

  • Gelir ve Refah Farkı: Nafaka borçlusunun mal varlığındaki olağanüstü artış (miras kalması, şirket büyümesi) hakkaniyet çerçevesinde artırımı gerektirir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 12.09.2024, E. 2024/3107, K. 2024/5790).

Usuli Hususlar ve İspat Yükü

Nafaka artırım talepleri, boşanma davası devam ederken ıslah dilekçesiyle ileri sürülebileceği gibi, karar kesinleştikten sonra ayrı bir dava ile de talep edilebilir.

Önemli Not: Anlaşmalı boşanma protokolünde artış oranı belirtilmemiş olması, sonradan artırım davası açılmasına engel teşkil etmez (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 15.02.2024, E. 2023/9622, K. 2024/900).

Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının tanık delili, mali kayıtlar (SGK, tapu, trafik tescil vb.) ve sosyal durum araştırmalarıyla somut olarak ispatlanması zorunludur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 23.11.2021, E. 2018/124, K. 2021/1490).


bottom of page