Nafaka Artırımı Davası Nasıl Açılır? Yargıtay Kararları ve Doktrindeki Görüşler Işığında
- Mine Akpınar
- 17 Eki 2025
- 3 dakikada okunur

Boşanma sonrasında hükmedilen nafakanın, zamanla değişen koşullar nedeniyle yetersiz kalması sık rastlanan bir durum. Bu yazı, “Nafaka artırımı davası nasıl açılır?” sorusunu Yargıtay kararları ve doktrindeki görüşler ışığında bütüncül biçimde ele alır. Aşağıda; davanın dayandığı kanun hükümleri, açılış usulü, dilekçe içeriği, mahkemenin değerlendirme kriterleri ve önemli usul ayrıntıları yer alıyor. İncelenen içtihatlar, nafaka artırımında temel ölçütün “değişen koşullar” ve “hakkaniyet” olduğunu net biçimde ortaya koyar.
A. Nafaka Artırımı Davası Nasıl Açılır Ana İlkeler
1) Davanın Hukuki Dayanağı ve Temel Şartları
Nafaka artırımı davasının temel dayanağı, TMK m. 176/4 (yoksulluk nafakası) ve TMK m. 331 (iştirak nafakası) hükümleridir. Her iki düzenleme de, nafakanın belirlendiği tarihten sonraki değişen koşulları esas alır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu hakkın her zaman kullanılabileceğini şöyle ifade eder:
“TMK’nun 176/4 ve 331.maddelerine göre, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde taraflarca her zaman nafaka artırımı davası açılabilir.” (YHGK, 2009/352 E., 2009/348 K.)
Temel şartlar:
Tarafların mali durumlarının değişmesi (nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının artması, nafaka yükümlüsünün gelirindeki artış vb.)
Hakkaniyetin gerektirmesi (enflasyon, çocuğun yaş ve eğitim giderlerinin artması gibi mevcut nafakayı yetersiz kılan durumlar)
2) Görevli Mahkeme ve Dava Açma Usulü
Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi olmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi “Aile Mahkemesi sıfatıyla” bakar.
Dilekçe mutlaka şunları içermelidir:
Taraf bilgileri ve boşanma kararının künyesi
Mevcut nafaka miktarı
Artışı gerektiren somut nedenler (çocuğun eğitim/sağlık giderleri, enflasyon, davalının gelirindeki artış vb.)
Talep edilen yeni nafaka miktarı
İsteğe bağlı: Gelecek yıllar için artış oranı (çoğunlukla TÜİK ÜFE/TÜFE’ye endeksli talep)
3) Dava Açma Zamanı ve Derdestlik
Yargıtay, nafaka artırımı için belirli bir bekleme süresi aramaz. Koşullar değiştiğinde hemen dava açılabilir:
“Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir.” (Y3HD, 2015/472 E., 2015/9211 K.)
Önemli usul notu:
“Aynı konuda, fakat değişik dönemlere ilişkin olmak üzere daha önce açılan davaların derdest olması ya da karara bağlanıp ta kararın kesinleşmemesi takip eden dönem için nafaka artırım davası açılmasına engel değildir.” (YHGK, 2009/352 E., 2009/348 K.)
B. İnceleme ve Önemli Uygulama Noktaları
Taleple Bağlılık
Hâkim taleple bağlıdır; dilekçede istenenden fazlasına hükmedilemez.(Y2HD, 2018/3356 E., 2019/62 K.)
Artırımın Başlangıç Tarihi
İBK doğrultusunda artırılan nafaka, dava tarihinden itibaren hüküm ifade eder.(Y3HD, 2014/1120 E., 2014/8892 K.)
Gelecek Yıllar İçin Artış Oranı
Geleceğe dönük artış, belirli ve denetlenebilir bir ekonomik göstergeye bağlanmalıdır. Uygulamada çoğunlukla TÜİK ÜFE kabul edilir.(Y3HD, 2016/15719 E., 2017/4200 K.)
Olağanüstü Değişiklik Olmasa da Artış
Sırf enflasyon ve geçen süre nedeniyle dahi hakkaniyet gereği artış yapılabilir; en azından ÜFE oranı dikkate alınır.(Y2HD, 2021/4645 E., 2021/5308 K.)
Kısıtlı Ergin Çocuk Adına Dava
Kısıtlanmış fakat vesayet altına alınmadan velayet altında bırakılan ergin çocuk adına veli olan ebeveynin vesayet makamından izin alması gerekmez.(YHGK, 2017/441 E., 2019/1137 K.)
C. Doktrindeki Görüşler ve Uygulama
Dava Yolunun Zorunluluğu
Nafaka miktarı re’sen artırılamaz/azaltılamaz; mutlaka dava gerekir. Ön koşul: daha önce verilmiş ve kesinleşmiş bir nafaka hükmü. Aksi hâlde bekletici mesele.
Zaman ve Derdestlik
Artırım için süre şartı yoktur; koşullar değiştiğinde açılır. Devam eden bir artırım davası varken yeni dönem için bir artırım davası daha açılabilir; ilki bekletici mesele yapılır, derdestlik oluşmaz.
Mahkemenin Değerlendirmesi
Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre ve somut olgularla değerlendirilir. Ölçütler:
Tarafların güncel sosyo-ekonomik durumları
Çocuğun yaş, eğitim, sağlık gibi değişen ihtiyaçları
Hakkaniyet ilkesi
Görev ve Yetki
Görev Aile Mahkemesi; iştirak nafakasında yetki, nafaka alacaklısının/davalının yerleşim yeri ile küçüğün oturduğu yer mahkemeleri arasında esnektir. Diğer nafakalarda genel yetki kuralı (davalının yerleşim yeri).
Taleple Bağlılık ve Hükmün Zamanı
Hâkim taleple bağlıdır; hükmedilen artış dava tarihinden itibaren geçerlidir.
Sürekli Davayı Önleme: Geleceğe Dönük Artış Klozu
TMK m.176/V uyarınca, tarafların talebiyle nafakanın gelecek yıllardaki artış oranı ilk kararda belirlenebilir (uygulamada TÜİK ÜFE). Amaç: her yıl yeni dava açma zorunluluğunu azaltmak.
Nafaka artırımı davası, mevcut nafaka kararından sonra tarafların mali durumları veya çocuğun ihtiyaçlarındaki esaslı değişiklikler ile hakkaniyet gerektirdiğinde, herhangi bir zamana bağlı olmaksızın Aile Mahkemesi’nde açılır. Davanın başarısı, değişen koşulların somut delillerle ortaya konmasına ve talebin makul, denetlenebilir temellere oturtulmasına bağlıdır.
Mahkeme; tarafların güncel sosyo-ekonomik durumunu, çocuğun menfaatini ve hakkaniyeti gözeterek, dava tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yeni nafaka miktarını belirler. Ayrıca talep hâlinde, kararın içinde gelecek yıllara ilişkin artış oranını (çoğunlukla TÜİK ÜFE) belirleyerek tarafları sürekli dava açma külfetinden kurtarmak mümkündür.
Yargıtay içtihatları ve doktrindeki görüşler ışığında, telefon mesajları boşanma davalarında güçlü bir delil aracıdır. Ancak bu delillerin geçerliliği için şu şartların bir arada bulunması gerekir:
Kaynağın Şüpheye Yer Bırakmayacak Şekilde İspatı
Hukuka Uygun Elde Edilme
İçeriğin İspat Gücü
Delil Yaratma Yasağına Uyulması
Hukuka aykırı yollarla elde edilen mesajlar boşanma davasında kullanılamaz ve cezai sorumluluk doğurabilir. Bu nedenle, delillerin sunulmasında hem usule hem de temel haklara uygunluk büyük önem taşır.


