top of page

Telefon Konuşmasını Kaydetmek Suç mu?

  • 16 Oca
  • 3 dakikada okunur
Telefon konuşmasını kaydetmek hangi hallerde hukuka uygundur? Yargıtay kararları ve Büyükçekmece avukat görüşü

Telefon konuşmasını kaydetmek, Türk Ceza Hukuku bakımından kural olarak hukuka aykırı bir fiil olarak kabul edilir. Türk Ceza Kanunu’nda haberleşmenin gizliliğini ihlal ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçları kapsamında değerlendirilir. Ancak Yargıtay içtihatları, her ses kaydının otomatik olarak suç oluşturmadığını, bazı istisnai durumlarda bu kayıtların hukuka uygun sayılabileceğini açıkça ortaya koymuştur.

Özellikle kişinin kendisine karşı işlenen bir suçla ilgili olarak, başka türlü delil elde etme imkânının bulunmadığı ani durumlarda yaptığı kayıtlar, Yargıtay tarafından hukuka uygun kabul edilebilmektedir.

Telefon Konuşmasını Kaydetmek Hangi Durumlarda Suç Sayılır?

Telefon konuşmasını kaydetmek, eğer konuşmanın tarafı olmayan üçüncü bir kişi tarafından yapılmışsa, TCK m.133 kapsamında doğrudan suç teşkil eder. Konuşmaya taraf olmayan bir kişinin, iki kişi arasındaki iletişimi gizlice kayda alması hukuka aykırıdır ve bu kayıtlar delil olarak kullanılamaz.


Konuşmanın tarafı olan kişi tarafından yapılan kayıtlar ise her durumda serbest değildir. Eğer kaydedilen konuşma, karşı tarafın özel yaşamına ilişkin mahrem bilgiler içeriyorsa ve bu kayıt özel hayatın gizliliğini ihlal ediyorsa, bu durumda TCK m.134 kapsamında suç oluşabilir. Yargıtay, hukuki uyuşmazlıklara veya iş ilişkisine dair konuşmaların kayda alınmasını ise özel hayat kapsamında değerlendirmemektedir.

Telefon Konuşmasını Kaydetmek Ne Zaman Hukuka Uygun Kabul Edilir?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Ceza Dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre, telefon konuşmasını kaydetmek bazı şartların bir arada bulunması halinde hukuka uygun sayılmaktadır. Burada esas olan, kaydın bir “savunma refleksi” niteliği taşımasıdır.


Kişi, kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla karşı karşıyaysa, olay ani gelişmişse ve o anda kolluk kuvvetlerine ya da adli makamlara başvurma imkânı yoksa, sadece delili muhafaza etmek amacıyla yaptığı kayıtlar hukuka uygun kabul edilmektedir. Bu durumda kişinin hukuka aykırı hareket etme kastıyla değil, hakkını koruma amacıyla hareket ettiği kabul edilir.

Hangi Ses Kayıtları Yasak Delil Sayılır?

Telefon konuşmasını kaydetmek her ne kadar bazı durumlarda hukuka uygun kabul edilse de, Yargıtay planlı ve kurgulanmış kayıtları açık biçimde yasak delil olarak nitelendirmektedir. Kişinin karşı tarafı bilinçli şekilde konuşturması, provokasyon yaratması veya önceden senaryo kurarak kayıt alması halinde, bu kayıtlar hukuka aykırı kabul edilir ve hükme esas alınamaz.


Ayrıca, üçüncü kişilerin iletişimine hâkim kararı olmaksızın müdahale edilmesi, Anayasa ile güvence altına alınan haberleşme özgürlüğünün ihlali niteliğindedir. Bu tür kayıtlar, suçun ağırlığına bakılmaksızın delil olarak kullanılamaz.

Telefon Konuşmasını Kaydetmek Hukuk Davalarında Delil Olur mu?

Hukuk davalarında da benzer ilkeler geçerlidir. Yargıtay, kişinin kendisine yönelen bir haksız fiili ispatlamak amacıyla, başka delil elde etme imkânı bulunmayan ani durumlarda yaptığı ses kayıtlarını hukuka uygun kabul edebilmektedir. Bu tür kayıtlar, özellikle kişilik haklarına saldırı veya tehdit iddialarında delil olarak değerlendirilmiştir.


Buna karşılık, özellikle boşanma davalarında eşlerin birbirlerini sistematik şekilde gizlice dinlemesi ve kayda alması, Yargıtay tarafından çoğu durumda hukuka aykırı delil olarak kabul edilmektedir. Ani gelişen durum ve başka delil elde edememe şartları yoksa, bu kayıtlar dikkate alınmaz.

Yargıtay Uygulamasında Ölçüt Ne?

Yargıtay’ın yaklaşımı nettir: Telefon konuşmasını kaydetmek meselesinde mutlak yasak veya mutlak serbestlik yoktur. Her somut olay, kaydın amacı, yöntemi, zamanı ve içeriği dikkate alınarak değerlendirilir. Korunan menfaat ile ihlal edilen menfaat arasında bir denge kurulması esastır.


Kişinin kendisini koruma zorunluluğu, özel hayatın gizliliğinden daha ağır basıyorsa, istisnai olarak kayıt hukuka uygun kabul edilebilir. Ancak bu sınır aşıldığında, kayıt hem suç oluşturur hem de delil niteliğini kaybeder.

Telefon konuşmasını kaydetmek, çoğu durumda hukuka aykırı olmakla birlikte, Yargıtay içtihatları bu alanda istisnai bir denge kurmuştur. Ani gelişen, başka delil elde etme imkânı bulunmayan ve yalnızca yetkili makamlara sunulmak üzere yapılan kayıtlar, hukuka uygun kabul edilebilmektedir. Buna karşılık planlı, kurgulanmış ve üçüncü kişilerin iletişimine yönelik kayıtlar açıkça yasak delildir.

Bu nedenle her kayıt, “suç mu değil mi” sorusundan önce nasıl, ne zaman ve neden alındığı sorularıyla birlikte değerlendirilmelidir.

bottom of page