top of page

Ziynet Eşyaları ve Düğün Takıları Boşanmada Kime Aittir? Yargıtay'ın Yeni Kararları (2026)

  • 4 saat önce
  • 2 dakikada okunur
Büyükçekmece avukat hukuk bürosu düğün takıları ve ziynet eşyası aidiyeti davası Yargıtay kararları incelemesi; Beylikdüzü avukat ziynet alacağı danışmanlık görseli.

Boşanma davalarının en ihtilaflı başlıklarından biri olan düğün takıları/ ziynet eşyalarının aidiyeti konusunda, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yerleşik içtihatlarında köklü bir değişikliğe giderek yeni bir dönem başlatmıştır. Yargıtay, toplumun değişen gelenekleri ve ekonomik dinamikleri doğrultusunda, "düğünde takılan her şeyin kadına ait olduğu" yönündeki eski görüşünü terk etmiştir. Bu yeni yaklaşım, mülkiyetin belirlenmesinde "cinsiyet" odaklı yaklaşımdan "kişiye özgülük" ve "takılan kişi" esasına geçişi temel almaktadır.

1. Düğün Takıları Hakkında Yargıtay’ın Yeni İlkesel Kararı ve Mülkiyet Hiyerarşisi

Yeni içtihatlara göre mülkiyetin belirlenmesinde öncelikle taraflar arasındaki anlaşma serbestisi veya ispatlanmış yerel örf-adet kuralları dikkate alınmaktadır. Bunların bulunmadığı durumlarda ise mülkiyet, takılan kişi esasına göre tayin edilmektedir.


Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2024/5797 E., 2024/10388 K. sayılı kararında aynen; "erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak takılan kişiye aittir"  şeklinde karar kurarak, ziynetin kime yöneldiğinin mülkiyet tespiti için ana kriter olduğuna hükmetmiştir.

2. Cinsiyete Özgü Olma Kriteri ve İstisnalar

Yeni ilkesel görüşte, takılan eşyanın niteliği mülkiyetin tayininde belirleyici rol oynamaktadır. Takılar arasında karşı cinse özgü (yalnızca kadına veya yalnızca erkeğe özgü) bir eşya bulunması durumunda, bu eşya kime takıldığına bakılmaksızın o cinse ait kabul edilmektedir.


Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2025/469 E., 2025/2669 K. sayılı kararında aynen; "takılar içinde karşı cinse özgü bir eşya varsa, kime takıldığına bakılmaksızın o cinse verilmiş sayılır"  şeklinde karar kurarak, eşyanın niteliği gereği kullanım amacının mülkiyet karinesini belirlediğine hükmetmiştir. Eğer takı her iki cins tarafından da kullanılabilir (unisex) nitelikteyse, kime takılmışsa onun kişisel malı sayılmaktadır.

3. İspat Yükü ve Zilyetlik Karinesi

Yargıtay, ziynetlerin niteliği gereği rahatlıkla taşınabilir olması sebebiyle, evi terk eden kadının bunları yanında götürmesini hayatın olağan akışına uygun kabul etmektedir. Bu durum, ispat yükü dengesini doğrudan etkilemektedir.


Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/1549 E., 2023/3448 K. sayılı ilamında aynen; "ziynetlerin kendisinden zorla alındığını veya götürülmesine engel olunduğunu iddia eden kadın, bu iddiasını ispatla mükelleftir"  şeklinde karar kurarak, zilyetlik karinesinin mülkiyet haklarını doğrudan şekillendirdiğine hükmetmiştir. Ancak erkek eş, ziynetlerin ev veya araç alımı gibi ortak ihtiyaçlar için bozdurulduğunu ikrar ederse, bu ziynetlerin kadına "iade edilmemek üzere" verildiğini ispat yükü artık erkeğe geçmektedir.

4. Ortak Giderler ve İade Borcu

Ziynetlerin evlilik birliği içerisinde taşınmaz alımı veya borç ödenmesi gibi ortak ihtiyaçlar için harcanmış olması, kural olarak kadının iade talep hakkını ortadan kaldırmaz.


Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2025/2400 E., 2025/5136 K. sayılı kararında aynen; "kadın tarafından 'bağışlandığı' ispat edilmedikçe, erkek iade ile yükümlüdür" şeklinde karar kurarak, ziynetlerin aynen iadesinin veya dava/ıslah tarihindeki bedelinin ödenmesinin hukuki bir zorunluluk olduğuna hükmetmiştir.

Unutulmamalıdır ki; ziynet eşyası davalarında mülkiyet tespiti her somut olayın özelliklerine, yerel adetlere ve sunulan delillere göre değişkenlik gösterir. Hak kaybına uğramamanız adına sürecin profesyonel bir hukukçu desteğiyle yürütülmesi elzemdir. Konuyla ilgili daha detaylı bilgi için Akpınar Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

bottom of page