İcra Takibinde Zamanaşımı Nedir?
- Mine Akpınar
- 4 gün önce
- 2 dakikada okunur

İcra takibinde zamanaşımı, borcun kendiliğinden sona ermesi sonucunu doğuran bir kurum değildir. Zamanaşımı süresinin dolmasıyla birlikte borç hukuki varlığını korur; ancak alacaklının bu borcu devlet gücüyle, yani dava veya icra yoluyla talep edebilme yetkisi ortadan kalkar. Bu nedenle zamanaşımına uğramış borç, öğretide ve yargı kararlarında “eksik borç” olarak nitelendirilmektedir.
Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında açıkça vurgulandığı üzere, zamanaşımı borcu ortadan kaldıran değil, alacağın zorla tahsil edilebilirliğini engelleyen bir savunma aracıdır. Borçlu, zamanaşımına rağmen borcu ifa ederse, yapılan ödeme geçerlidir ve geri istenemez.
İcra Takibinde Zamanaşımının Hukuki Niteliği ve Def’i Olarak İleri Sürülmesi
İcra hukukunda zamanaşımı, kamu düzenine ilişkin bir husus olmayıp, borçlu lehine tanınmış bir def’i niteliğindedir. Bu nedenle borçlu tarafından açık ve usulüne uygun şekilde ileri sürülmedikçe, icra dairesi veya icra mahkemesi zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz.
Borçlunun “borcum yoktur”, “ödeme yaptım” veya “alacak geçersizdir” şeklindeki genel beyanları zamanaşımı itirazı olarak kabul edilmez. Zamanaşımı defi, açık, net ve tereddüde yer vermeyecek şekilde ileri sürülmelidir. Aksi hâlde zamanaşımı süresi dolmuş olsa dahi takip geçerliliğini korur.
İcra Takibinde Zamanaşımı Etkisi ve Sürenin Kesilmesi
Alacaklının icra takibi başlatması, zamanaşımını kesen en önemli hukuki işlemlerden biridir. Takip talebinde bulunulması ve gerekli harçların yatırılmasıyla birlikte zamanaşımı kesilir ve yeni bir süre işlemeye başlar. Bu aşamada ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş olması şart değildir.
Takip başlatıldıktan sonra alacaklının takibi ilerletmeye yönelik her işlem –örneğin haciz talebi, satış talebi veya dosyanın yenilenmesi– zamanaşımını yeniden keser. Buna karşılık, icra dosyasının uzun süre işlemsiz bırakılması hâlinde, ilgili alacak türü için öngörülen zamanaşımı süresi dolarsa, borçlu bu duruma dayanarak zamanaşımı itirazında bulunabilir.
Önemle belirtmek gerekir ki, icra takibine itiraz edilmiş olması ve alacaklının itirazın iptali davası açmamış olması, takibin hiç yapılmamış sayılması sonucunu doğurmaz. Takip dosyasında yapılan işlemler zamanaşımını kesmeye devam eder.
Alacak Türlerine Göre Zamanaşımı Süreleri
İcra takibinde uygulanacak zamanaşımı süresi, alacağın dayandığı hukuki ilişkiye ve belgeye göre değişiklik göstermektedir. Kambiyo senetlerine dayalı alacaklarda bono için üç yıl, çeklerde ise ibraz süresinin bitiminden itibaren altı aylık zamanaşımı süresi uygulanır.
Kira alacakları ve eser sözleşmesinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir. Genel sözleşme ve kredi alacaklarında ise Türk Borçlar Kanunu uyarınca on yıllık genel zamanaşımı süresi geçerlidir. Haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda kural olarak iki yıllık süre uygulanmakla birlikte, fiilin ceza hukuku kapsamında suç teşkil etmesi hâlinde daha uzun ceza zamanaşımı süreleri gündeme gelebilir.
Zamanaşımı İtirazının Usulü ve Sonuçları
Borçlunun zamanaşımı itirazını hangi aşamada ileri sürdüğü, icra mahkemesinin vereceği kararın niteliğini doğrudan etkiler. Takip henüz kesinleşmeden önce yapılan zamanaşımı itirazı üzerine, mahkemece takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekir. Bu aşamada “icranın geri bırakılması” veya “takibin iptali” yönünde karar verilmesi usul hatası olarak kabul edilmektedir.
Takip kesinleştikten sonra ileri sürülen zamanaşımı itirazı ise süreye tabi değildir. Bu durumda borçlu, her zaman icra mahkemesine başvurarak icranın geri bırakılmasını talep edebilir. Usulsüz tebligat hâlinde ise borçlunun takibi öğrendiği tarih esas alınarak, itirazın kesinleşmeden önce yapılmış sayılması mümkündür.
İcra takibinde zamanaşımı, alacak hakkını ortadan kaldıran değil, alacağın cebri icra yoluyla tahsil edilebilirliğini sona erdiren bir kurumdur. Zamanaşımı, borçlu tarafından açıkça ileri sürülmedikçe icra mercileri tarafından resen dikkate alınamaz. Alacaklının icra takibi başlatması zamanaşımını keser; ancak takibin uzun süre işlemsiz bırakılması hâlinde borçlu lehine zamanaşımı defi yeniden gündeme gelebilir. Bu nedenle icra takibinde zamanaşımı, hem alacaklı hem de borçlu bakımından dikkatle takip edilmesi gereken kritik bir hukuki mekanizmadır.


