top of page

Kiraya Verenin Banka Hesabını Kapatması Halinde Kira Ödemesi Nasıl Yapılır? Tevdi Mahalli Tayini Nedir?

  • Yazarın fotoğrafı: Mine Akpınar
    Mine Akpınar
  • 13 dakika önce
  • 3 dakikada okunur
Kiraya verenin banka hesabını kapatması halinde kira bedelinin tevdi mahalli tayini yoluyla mahkemece belirlenen hesaba yatırılması süreci

Kira ilişkilerinde ödeme şekli çoğu zaman teknik bir ayrıntı gibi görülse de, uygulamada en fazla uyuşmazlık yaratan konulardan biridir. Özellikle kiraya verenin kira bedelinin yatırıldığı banka hesabını kapatması veya ödemeyi kabul etmemesi, kiracıyı temerrüt riskiyle karşı karşıya bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda kira borcunun nasıl ve nereye ödeneceği, kiracının hangi hukuki yollarla korunacağı ve tevdi mahalli tayini sürecinin nasıl işleyeceği Yargıtay kararları ışığında açıklığa kavuşturulmalıdır.

Kiraya Verenin Banka Hesabını Kapatması Halinde Kira Ödemesi Nasıl Yapılır?

Kira borcu, Türk Borçlar Hukuku sisteminde “götürülüp ödenmesi gereken borç” niteliğindedir. Bu nedenle kural olarak kiracının kira bedelini kiraya verene ulaştırması gerekir. Ancak uygulamada kira sözleşmelerinde ödeme yeri olarak banka hesabı kararlaştırılması yaygındır ve taraflar arasında uzun süre bu şekilde ödeme yapılması da teamül oluşturur. Kiraya verenin bu banka hesabını tek taraflı olarak kapatması, kira borcunun ifasını hukuken tartışmalı hale getiren bir durumdur.

Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, kira sözleşmesinde açıkça banka hesabı belirtilmişse veya ödeme bu şekilde alışkanlık haline gelmişse, kiraya verenin hesabı kapatması kiracının kusurundan kaynaklanmaz. Bu durumda kiracıdan, kira parasını elden ödemesi ya da PTT aracılığıyla konutta ödemeli göndermesi beklenemez.

Banka Hesabının Kapatılması ve Alacaklı Temerrüdü

Kiraya verenin banka hesabını kapatması ya da kira bedelini kabul etmemesi, hukuken “alacaklı temerrüdü” olarak değerlendirilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli kararlarında, bu durumda kiracının PTT yoluna başvurmasına gerek olmaksızın doğrudan mahkemeden ödeme yerinin belirlenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir.

Bu noktada kiracının pasif kalması ciddi riskler doğurur. Kiraya verenin ihtar göndermesi ve verilen sürenin dolması halinde, kiracı temerrüde düşebilir ve tahliye ya da icra takibiyle karşılaşabilir. Bu nedenle kiracının, borcunu ödemek istediğini ancak bunun fiilen imkânsız hale geldiğini gecikmeksizin hukuki zemine taşıması gerekir.

Tevdi Mahalli Tayini Nedir ve Neden Önemlidir?

Tevdi mahalli tayini, borçlunun borcunu ifa etmeye hazır olmasına rağmen alacaklının ödemeyi kabul etmemesi veya ödeme yerinin belirsiz hale gelmesi durumunda başvurulan bir hukuki koruma yoludur. Kiraya verenin banka hesabını kapatması, tevdi mahalli tayini için tipik bir uygulama alanı oluşturur.

Türk Borçlar Kanunu’nun 106 ve 107. maddeleri uyarınca kiracı, tevdi mahalli tayini yoluna giderek borcunu yasal olarak ödemiş sayılabilir ve temerrüt sonuçlarından korunur. Aksi halde, kira bedelini fiilen ödeyememiş olsa bile borçlu durumuna düşmesi mümkündür.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Yargılama Usulü

Tevdi mahalli tayini talepleri Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görev alanındadır. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi kararlarına göre, para borçlarında ifa yeri alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğundan, yetkili mahkeme de kiraya verenin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi’dir.

Bu talepler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında çekişmesiz yargı işi olarak değerlendirilir. Mahkeme, çoğu durumda karşı tarafa tebligat yapmaksızın dosya üzerinden karar verebilir. Kiraya verenin banka hesabını kapattığı veya ödemeyi iade ettiği belgelerle ortaya konulduğunda, mahkeme genellikle hızlı şekilde bir banka hesabını tevdi mahalli olarak belirler.

Mahkemece Belirlenen Hesaba Ödeme ve Hukuki Sonuçları

Mahkeme, çoğunlukla bir kamu bankasında kiraya veren adına hesap açılmasına ya da mevcut bir hesabın tevdi yeri olarak kullanılmasına karar verir. Kiracının, kira bedelini bu hesaba eksiksiz şekilde yatırması gerekir. Banka masrafları veya kesintiler nedeniyle eksik ödeme yapılması halinde, Türk Borçlar Kanunu m. 100 gereği kısmi ödeme söz konusu olur ve bakiye borç için temerrüt riski doğar.

Ödemenin açıklama kısmında, ödemenin “tevdi mahalli tayini kararına dayanılarak” yapıldığının açıkça belirtilmesi uygulamada büyük önem taşır.

Kararın ve Ödemenin Kiraya Verene Bildirilmesi Zorunluluğu

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kararlarında özellikle vurgulanan kritik bir husus, tevdi mahalli tayini kararının ve yapılan ödemenin kiraya verene tebliğ edilmesi veya en azından haberdar edilmesidir. Bu bildirim yapılmadığı takdirde, kiraya verenin icra takibi başlatması hukuken haklı kabul edilebilir.

Bu durumda kiracı, asıl kira borcunu ödemiş sayılmasına rağmen, icra takibinin fer’ileri olan faiz, masraf ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulabilir. Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri bu bildirim aşamasının ihmal edilmesidir.

Uygulamada Karşılaşılan Özel Durumlar

Kiraya verenin vefat etmesi ve mirasçılar arasında anlaşmazlık bulunması halinde de kiracı açısından ödeme tereddütleri doğabilir. Bu gibi durumlarda da tevdi mahalli tayini yoluna başvurularak kira bedelinin mahkemece belirlenen hesaba yatırılması, kiracıyı temerrütten korur.

Tevdi mahalli sadece para borçlarıyla sınırlı değildir. Kiralananın tahliyesi sırasında anahtarın teslim alınmaması halinde de anahtarın notere veya mahkemece belirlenen yere teslim edilmesiyle kira ilişkisi hukuken sona erdirilebilir.

Kiraya verenin banka hesabını kapatması, kiracının kira borcunu ortadan kaldırmaz; ancak ödeme yükümlülüğünün nasıl yerine getirileceğini hukuki bir sorun haline getirir. Bu durumda kiracının kendi başına çözüm üretmeye çalışması yerine, tevdi mahalli tayini yoluna başvurması en güvenli yoldur.

Yargıtay kararları, kiracının borcunu ifa iradesini korumakta; ancak usul kurallarına titizlikle uyulmasını şart koşmaktadır. Özellikle ödeme, belge ve tebligat süreçlerinin eksiksiz yürütülmesi, ileride doğabilecek icra ve tahliye risklerini ortadan kaldırır.

bottom of page